Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
X
Menu
TR
EN
Sepet
Profil
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
Kombi Sihirbazı Klima Sihirbazı Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler E-Ticaret Destek İletişim
Tüketici Destek Yararlı Bilgiler Ürün Seçimi Fiyat Listesi Yayın Talebi E-Tahsilat
ANASAYFA
Klima
Kombi
Tüm Ürünler
Destek

İklimlendirme Sektöründe F-Gaz Çalıştayı

Alarko Carrier 16-17 Eylül 2019 tarihinde Marıtım Pine Beach Otel’de UNIDO ve Çevre Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Soğutma Sektöründe Düşük KIP’li ve HCF Olmayan Enerji Verimli Seçenekler Çalıştayı’na katıldı.

Organizasyonda UNIDO (United Nations Industrial Development Organization), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Avrupa Komisyonu İklim Genel Müdürlüğü, ISKAV (Isıtma Soğutma Klima Araştırma ve Eğitim Vakfı), RTOC (Refrigeration, Air Conditioning and Heat Pumps Technical Options Committee), TTMD, ISKID ile özel sektör temsilcileri tarafından sunumlar ve çalıştay sonunda tartışma paneli gerçekleştirildi.

Çalıştayda Görüşülen ve Dikkat Çeken Konular 

2016 Yılında Ruanda’nın başkenti Kigali’de  Montreal Protokolü’ne  taraf olan ülkeler tarafından HFC’lerin kullanımının belli bir takvim çerçevesinde azaltılmasına yönelik değişiklik kabul edildi. Kigali değişikliği olarak da adlandırılan bu stratejide Kyoto Protokolü ekinde listelenen florlu sera gazlarının salımlarının azaltımı için gelişmiş ülkeler (A2 ülkeleri) ile Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler (A5 ülkeleri) için iki ayrı azaltım takvimi belirlendi.

Kigali değişikliğini onaylayan ve A5 dışı ülkelerde HFC kullanımındaki azaltmalar başlamış olup 2024 yılında bu gazların kullanımı sonlandırılacak.

Türkiye’nin Kigali değişikliği kapsamında sera gazlarının salınım artışını durdurması, 2021 yılına göre de 2029 yılına kadar %10, 2035’e kadar %30, 2040’a kadar %50 ve 2045’e kadar %80 oranında azalatması gerekmekte.

81 Ülkenin taraf olduğu Kigali değişikliği stratejisine ülkemizin muhtemelen yıl sonu itibari ile taraf olması beklenmektedir. Dışişleri Bakanlığı Komisyonu’ndan geçen tasarının Resmi Gazete’de yayınlanması beklenmekte.

2040 Yılında önlem alınmaz ise HCF emisyonlarının en yüksek seviyeye çıkacağı ve bu tarihe kadar dünya sıcaklığının 0,5°C artacağı ön görülmekte. Kigali değişikliği’nin azaltım programı ile dünya sıcaklığında ki potansiyel artışın önüne geçilmesi hedeflenmekte.

Klimaların ve diğer soğutma ekipmanlarının enerji verimliliğinin artırılmasının Kigali Değişikliği’nin iklimsel faydalarını arttıracağının altı çizildi. 

Montreal Protokolu kapsamında uygulanan azaltım takvimi ile ülkemizin ithal ettiği Ozon Tabakasını İncelten maddelerin (OTIM) miktarı 2009 yılında 13.200 ton iken, bu miktar 2019 yılında 200 tona kadar düşürüldü.

Florlu sera gazlarına ilişkin yönetmelik 04.01.2018 tarih ve 30291 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yönetmelik ile Avrupa Birliği F –Gaz mevzuatının (517/2014) üllkemizde uygulanması amaçlanmakta. Bu uygulama için Çevre ve Şehiricilik Bakanlığı tarafından eğitim ve sertifikasyon programları, periyodik sızıntı kontrollerine ilişkin politikaların belirlenmesi, ulusal bir F-gaz emisyon envanterinin hazırlanması, F gaz ve OTIM’in (Ozon tabakasını incelten madde) uygun şekilde bertarafı, ıslah ve geri kazanımın teşviki, tam teşekkülü entegre F-gaz veri tabanı sisteminin kurulması ve elektronik raporlama sistemin geliştirilmesi, AB (517/2014) F gaz yönetmeliğin mevzuata aktarılması için çalışmalar gerçekleştirilmekte. Kigali değişikliğinde yer alan HCF’lerin aşamalı azaltma planı, HCF kota sistemi, HCF lisanslama sistemi  bu yönetmelik kapsamında şuan için yer almamakta.

Dünya genelinde bina soğutması için harcanan enerji 1990 yılına göre günümüzde 3 katına çıkmış durumda. Bu tüketimde Amerika ve Japonya başı çekmekte. Soğutma için kullanılan enerji kaynağı  kömür santrallerine dayandığı için sera etkisine neden olan CO2 salınımı artmakta. Bu nedenle soğutma sektöründe  sera gazı emisyonlarının azaltılmasında HFO ve doğal soğutkanların kullanımı önem arz etmekle birlikte enerji ekonomisi sağlayan cihazların kullanımıda mutlaka dikkate alınmalı.

OEDC (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) tarafından yayımlanan raporda  2050 yılında ticari ve evsel soğutma için kullanılan enerjinin 2016 yılına göre 3 katına çıkacağı öngörülmekte. 2016 yılında soğutma için 2.000 Terawat’lık enerji harcanmış. 2050 yılında bu değerin 6.000 Terawata çıkacağı hesaplanmış.

Soğutma sektöründe geliştirilen yeni cihazlar ile 2050 yılında 2.800 Terawatlık bir enerji tassarufu sağlanılacağı düşünülmekte (2.800 terawatlık enerji AB ülkelerinin 2016 yılında tükettiği enerjiye denk gelmektedir). Ayrıca yine enerji verimliliği ile karbon salınımın 1000 Mt CO2 azaltılacağı öngörülmekte.

AB üyesi ülkeler dünyadaki toplam sera gazı emisyonun %10’undan sorumludur. CO2 salınımında başı çeken ABD, Çin, Hindistan gibi ülkelerde HFC emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar yürülüğe girmelidir.

Binaların enerji klimlik belgesi uygulamasına ilişkin olarak bilgi verildi. Buna göre binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketiminin sınıflandırılması, yalıtım özellikleri, ısıtma ve soğutma sistemleri, yenilenebilir enerji sistemleri ile ilgili olarak enerji kimlik belgesi ilgili bakanlık tarafından verilmekte.

Binanın enerji kimlik belgesi alabilmesi için enerji performansının belirlenmesi gerekmekte. Bunun için binanın m² başına düşen yıllık enerji tüketiminin hesaplanması, bu değere göre CO2 salınımın belirlenmesi, bu değerin referans bina ile karşılaştırılması gerekli. Karşılaştırma sonucuna göre bina A-G arası bir enerji sınııfına yerleştirilir.

Enerji verimliliği kanunu gereği bütün binaların enerji kimlik belgesi alması gerekmekte. Yeni binalarda C sınıfından daha fazla enerji tüketimine ve CO2 salınımına izin verilmemekte. Düzenlenen belge 10 yıl süresince geçerli olup 01.01.2020 tarihinden sonra binaların alım-satım kiralama ile ilgili işlemlerinde mutlaka bu belgenin düzenlenmiş olması gerekmekte.

Binaların pazarlama değerini artıran, prestij kazandıran yesil bina uygulama çalışmaları  ülkemizde başladı. Bu uygulama kapsamında doğa ile uyumlu, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanan, doğaya salınan zaralı gazları en az seviyelerde tutan, atık yönetimi olan, arazi seçimi malzeme kalitesi inşaa tekniklerine kadar tüm bina yaşam döngüsü dikkate alınarak tasarlanan binaların yapılmasına önem verilecek.

Soğutma Sanayi İş Adamları Derneği (SOSİAD), küresel ısınma ile mücadele konusunda, Avrupa Birliği’nin çevre ve iklim konularına yönelik finansman birimi tarafından fonlanan “Real Alternatives 4 LIFE” projesi hakkında bilgi verildi. Projenin ilk ayağında online eğitim programı türkçeye tercüme edilerek projenin uzaktan eğitim sitesi 13 farklı dilin yanı sıra Türkçe olarak da yayınlanması sağlanmıştı. Basit bir kayıt işleminden sonra platformda yer alan 9 tane eğitim modülüne katılınması mümkün olabilen bu projenin ikinci ayağında SOSİAD üyesi kuruluşlardan seçilen 4 temsilci Belçika, İtalya ve Almanya’da CO2 ve hidrokarbon cinsi soğutkanlara uygun servis teknikleri konusunda eğitim almış ve yetkili eğitmen olarak sertifikalandırılmış. Projenin üçüncü ayağında ise Friterm Akdemi’de eğitimcilerin eğitimi programı geçekleştirildi.

Ulusal ve uluslararası özel sektör katılımcıları doğal soğutucu akışkanlardan CO2 (Karbondioksit), NH3 (Amonyak), Propan Gazı kullanan sistemler hakkında bilgi aktarımında bulundu. Özellikle AB ülkelerinde ki supermarketlerde  propan gazı ve NH3 kullanan soğutma sistemlerinin yaygın olarak tercih edildiğinin altı çizildi.

HFO soğutucu akışkanların HFC soğutucu akışkanlara göre teknik üstünlükleri (Örnek R1234 ze soğutucu akışkanın kondenzayon basınç ve sıcaklıklığın  R134 a gazına göre yüksek olması nedeni  ısı geri kazanım uygulamalarında 85 0C sıcaklığa kadar su elde edilebilmesi gibi.) ve çevreye faydaları üzerine bilgi verildi.

Tümünü Temizle
Karşılaştır