Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompa
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

İSHAK BEY’DEN HEM ZİYARET HEM TİCARET

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’i Antalyalı saymak yanlış olmaz. Turgut Özal’ın kurduğu yakın ilişki, Süleyman Demirel’in bu sıcaklığı devam ettirmesi sonucunda yıllarca yaz tatilini geçirdiği Antalya’da en sonunda ev sahibi de oldu. Kemer yolundaki evinde de sık sık Türk işadamlarını ağırlar. Baş konuklardan biri de Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton.

Buluşmalarından birinde Nazarbayev ile İshak Alaton bilek güreşi yapmışlar. Sonucu sorduğumda İshak bey, “Tabii ki yenildim” diyor.

Türk işadamları, Türk cumhuriyetlerinde işleri “doğru” yaptığında ülke lideriyle bilek güreşi de yapar, o ülkenin yatırımda tercihi de olur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Türk cumhuriyetlerine giden kimi Türklerin, Türkiye imajını zedeleyecek ticari vukuatları değil konumuz.

Alarko’nun taahhüt ettiği süreden erken inşaatını tamamlayıp, teslim ettiği ve dün hizmete açılan Astana Uluslararası Havaalanı töreni için Astana’dayız. Alarko 13 yılda Kazakistan’da yerine getirdiği toplam 700 milyon dolarlık taahhüt işinde bir etabı daha tamamlamanın haklı gururunu yaşıyor.

Daha önce hastane, Philip Morris firmasına sigara fabrikası, Semey Nehri üzerine İkinci Boğaz Köprüsü’nün benzeri köprü inşaatı yapmış. Halen Kazakistan’ın kuzeyinde 500 kilometrelik otoyol ve Kazakistan ile Kırgızistan’ı birbirine bağlayacak Almati-Bişkek otoyolunu inşa ediyor. Bu arada 300 milyon dolarlık, Astana’nın su temini, dağıtımı, arıtımı projesi ihalesine girme hakkı kazanan iki teklif sahibinden biri oldu. Havaalanı konusunda da Alarko’nun Orta Asya’da liderliği söz konusu. Daha önce Özbekistan’da üç, Türkmenistan’da bir havaalanı inşa etmişti. Dün açılışı yapılan Astana Uluslararası Havaalanı da, Kazakistan’ın Almati yerine 8 yıl önce başkenti olan Astana’yı Moskova’nın en büyük rakibi haline getirecek. Alarko yetkilileri Eylül 2002’de temeli atılan ve taahhüt süresinden üç ay önce yapımı tamamlanan Astana Uluslararası Havaalanı’nın gerçekte havaalanı değil, havalimanı olduğunu söylüyorlar. Yılda 1 milyon 300 bin yolcu kapasitesinin ötesinde kargo taşımacılığında “stratejik” önem arz ediyor. Uzakdoğu’dan Avrupa’ya kargo taşımacılığında Moskova “ikmal merkezi” olarak hizmet veriyormuş, ikmal ve servis maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle Moskova’nın gözden düşeceğini ve yerini Astana’nın alacağını söylüyorlar. Bu amaçla da terminal binasının dışında havalimanı projesinde kargo taşımacılığında üs olabilecek dev kompleks kurulmuş. Bir Türk firmasının taahhüt işini “adabıyla” yaptığını vurgularken ilk izlenimimi de anlatmadan geçemeyeceğim. Alarko’nun inşa ettiği havaalanı tören öncesinde hizmete açılmadığı için kullandığımız “eski” havaalanını İsviçreli Mobitex firrmasının yedi yıl önce inşa ettiğini öğrendiğimde şaşırdım. Oysa bu “eski havaalanı”, eski Doğu Bloku ülkelerinin, Sovyet döneminin çizgilerini taşıyan, kasvetli, hantal, en azından görüntüsü kalitesiz bir terminal. Global köyün global oyuncusu olduğunda Türklere her zaman kapılar açılacaktır.

KAZAKİSTAN’DA 4 MİLYAR DOLARLIK TÜRK TAAHHÜDÜ

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Türkiye’ye son gelişinde Türk işadamlanna şöyle sesleniyordu: “Sovyetlerin dağıldığı ilk günlerde biz çok yokluk çektik Hiçbir şeyimiz yoktu. O zaman geldim, Turgut Özal’a “Ağabey bize yardım edin” dedim. Şimdi ise biz tüm ekonomik sorunları hallettik Çok paramız var. Bize yer gösterin, size istediğiniz yatırımı yapalım.”

Salonda bulunanların unutamayacağı bir tokat olmuştu bu sözler. Belki de Türk cumhuriyetleri, bizim yıllar boyunca “Biz ağabeyiz” diye böbürlenip, doğru yatırımları doğru zamanda yapmamamızın bedelini bu ağır sözlerle ödetiyorlar. En basiti Kazakistan’da Almati başkentliği 1997 yılında Astana’ya bırakmış ve geçen bu 7-8 yılda Türkiye, büyükelçiliğini Astana’ya taşıyamamış.

Özel sektörün dinamizmi ise farklı. Kazakistan’daki büyükelçimiz Taner Seben’den aldığım bilgiye göre, Türkiye’nin Kazakistan’da 2 milyar dolarlık doğrudan yatırımı, 4 milyar dolarlık da taahhüt hizmeti bulunuyor.

Kazak telekomünikasyonunun yüzde 60’ı Türkiye’nin iki GSM operatörü (Turkcell ve Telsim) sayesinde kurulmuş. Sabit hatlarda Netaş ile T. Telekom’un ağırlığı var. Otelcilikte Türklerin payı yüzde 63.

Kazakistan’daki Türk izlerini biz de yakından gördük. Astana’da konakladığımız otel, Ahmet Ayan’ın sahibi olduğu Ahsel Grabu’na aitti.

Yine Astana’da Özbek restoranında akşam yemeğini orjinali Yunancayken, Hülya Avşar’ın seslendirdiği şarkının yanı sıra, Candan Erçetin, Sezen Aksu şarkıları eşliğinde yedik Kazakistan 4 saatlik saat farkına, 5 saatlik uçak yolculuğuna rağmen elimizi uzattığımızda tutacak kadar yakınımızda.

FUNDA ÖZKAN

Tümünü Temizle
Karşılaştır