Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompa
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

İSHAK ALATON’UN - 27 DERECEDE TEKRAR AÇILIŞI

Eğer bugün “Dünyanın en büyük açık hava şantiye şehri neresi?” diye sorsanız hiç tereddüt etmeden Astana derdim.

Oysa salı sabahı Atatürk Havalimanı’ndan bir grup gazeteciyle Astana’ya uçarken, pasaport görevlisinin CNN’den Merva Ulusoy’a utanarak sorduğu soruyu, belki bir derece kitabi farkla hepimiz kendi kendimize sormaktaydık.

“Ya cehaletimi bağışlayın ama deminden beri Astana’ya gittiğini belirten gazetecilerin pasaportunu onaylıyorum. Allah aşkına neresi bu Astana?”

“Kazakistan’ın başkenti ama merak etmeyin 1998’e kadar kimse bilmiyordu. Ne zaman ki Kazaklar başkentlerini Alma Ata’dan Astana’ya taşıdıklarını ilan ettiler, şehrin varlığı ortaya çıktı.”

“Desenize bizim Ankara gibi!”

“Tam üstüne bastınız!”

Fakat -27 derecede, Alarko Holding’in Orta Asya’da yaptığı 5. Uluslararası Havalimanının açılışı için Astana’ya ulaştığımızda neyin üstüne bastığımızı daha iyi anlayacaktık.

Bir kere 7 yıl öncesine kadar adı sanı bilinmeyen, yılın 8 ayını dondurucu soğukla geçiren 60 bin nüfuslu bir bozkır olan Astana inanılmaz bir hızla 1 milyon sınırına dayanmış.

İkincisi dünyanın en büyük açık hava şantiyesine dönüşmüş. Şehrin her tarafı inşaat.

Kimi yeni başlamış, kimi yarılanmış, kimi ise bitmiş, binlerce yüksek yapılı alabildiğine modern ve son derece gösterişli bina.

Tahmin edebileceğiniz gibi çoğunluğu bakanlıklardan oluşan kamu binası.

Fakat oteller, konutlar ve alış veriş merkezleri de var.

Bozkırdan izler taşıyan; cam, tuğla ve çelik konstrüksüyondan oluşan hoş bir mimari. Şehir adeta bir maket gibi yeni baştan yaratıldığı için hem kredide hem de mimaride Japonlann imzası varmış.

İnşaat sektörüne harcanan para, sıkı durun, tam 10 milyar dolarmış. Petrol ve doğal gaz Kazakistan’ı bölgenin Kuveyt’i yapmış. İhracatının yüzde 50’si petrolden. Böyle devam ederse Kazakistan 2015’de 180 milyon ton petrolle Suudi Arabistan’ı bile geçecek.

Kazakistan Büyükelçimiz Taner Seben, Türk müteahhitlik hizmetlerinin 4 milyar doları bulduğunu belirtiyor. Önemli projelerden yüzde 70’i Türk firmalar tarafından yapılmış.

Alarko Holding bu firmalar arasında hiç kuşkusuz en önemlisi. Şimdiye kadar Kazakistan’da 700 milyon doları aşan müteahhitlik işi yapmış.

Orta Asya ve Rusya’da. Enka ve Alarko güvenilirliğin ve prestijin markası.

Böyle olduğu için 190 milyon dolara, 2 yıl 4 ayda tamamlanan Astana Havalimanı’nın açılışını bizzat Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev yaptı.

Neden Alarko’nun seçildiğini ise İshak Alaton şu sözlerle anlattı: “Normalde Mart ayının sonunda bitmesi beklenen havalimanını iki ay önce teslim ediyoruz. Böylece Alarko olarak uyguladığımız, işi zamanında değil erken bitirme ilkesini, bir kez daha hayata geçirmenin sevincini yaşıyoruz.”

Basın toplantısında İshak Beye müteahhitlik işlerinde genelde taşeron firmalar yevmiye ile çalıştıkları için işi uzatır. Siz ise erken bitiriyorsunuz. Bunu nasıl sağlıyorsunuz diye sordum. Soruma Alarko CEO’su Ayhan Yavrucu aile kavramına dayalı şirket felsefelerini anlatarak cevap verdi. Fakat ben asıl cevabı İshak Beyin “öğle yemeğini bekle” uyarısıyla aldım.

Havalimanının yanı başına kurulmuş prefabrik binalardan içeri girdiğimizde çorba, tavuk, salata ve şekerpareden oluşan tabldot mönü çalışanlarla birlikte bizi bekliyordu.

Alaton zor koşullarda evlerinden on binlerce kilometre uzakta çalışan işçilerle tek tek ilgilendi. Kiminin hatırını sordu, kiminin aile bilgilerini aldı.

Yemeğin sonunda ise sayıları 2000’i bulan şantiye çalışanı arasında bölümünde en başarılı olan Alarko çalışanına altın rozet takıldı.

Fakat en anlamlı bilgiyi yemekten sonra İshak Bey boynundaki bordo kravatı işaret ederek verdi. “Dün bu kravatı Ayhan Yavrucu taktı. Bugün ben takıyorum. Alarko’da kravat kullanımında bile israftan kaçınıyoruz !”

Gözlerimin “o kadar da değil” diyerek hayretten fal taşı gibi açıldığını fark etmiş olacak ki, esprisini şu dokunaklı cümlelerle tamamladı: “Üzeyir yurt dışından gelirken bize kravat getirirdi Astana havalimanı asıl onun hayaliydi 2001 krizinde ben bile tereddüt ettim. Fakat o her zamanki heyecanıyla bu işi başlattı. Biz de açılışta onu anmak için bu kravatı değiş tokuş yaparak takmaya karar verdik.”

İshak Alaton’u 10 yıldır tanınm. Onun bir iş adamından öte bilge bir dost olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum. Dönüş yolunda gazeteci arkadaşlara Bir Garih Geleneği diyerek nazar boncuğu dağıtırken gözlerinde hüzünlü bir sevinç vardı.

Ortağını, sırdaşını, ruhdaşını hala içinde yaşatan, onun ölümüyle içine kapanan ve onun hayallerinin gerçekleşmesiyle tekrar dışarı açılan hüzünlü bir sevinç.

Anlayacağınız Astana da -27 derecede sadece havalimanı açıp, dünyanın en büyük açık hava şantiyesini görmedik, uzun süredir içine kapalı yaşayan bilge bir işadamının ortağının hayalinde tekrar açılışına şahitlik ettik.

Eyüp Can

Tümünü Temizle
Karşılaştır