Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompası
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

Serinleten Pazar

İlk çağlardan bu yana insanoğlu serinlemek için türlü çareler aradı. Başlangıçta vücut ısılarını korumak için hayvan derilerini kullanan insan, daha sonra palmiye yapraklarını keşfetti. Mısırlı soyluları serinletmek için esirler eşliğinde kullanılan bu keşfin ardından, meşhur Roma hamamlarına ısıtma ve havalandırma sistemi getirildi. Serinlemek için çılgın yöntemler deneyen Roma imparatorları bahçelerine kar bile taşıttılar. Bağdat Halifesi El-Mehdi’nin ise buz üzerinden yelpazeleme yaptırdığı başka bir rivayet. Orta çağlara gelindiğinde usta sanatçı Leonardo Da Vinci, su gücü ile çalışan bir fan yaptı.

18. yüzyıl İngiltere’sinde tekstilcilerin sıcaklık ve nem kontrol ihtiyacına cevap verebilecek bazı sistemler geliştirildi. Havalandırma ve merkezi ısıtma 19. yüzyılda hızla ilerledi. Fanlar, kazanlar ve radyatörler icat edildi ve kulanılmaya başlandı. 1844’te Amerikalı John Gorrie, basınçlı hava yöntemi ile çalışan dünyadaki ilk ticari soğutma ve havalandırma makinesini tanıttı ve 1851’de patentini aldı.

1950’lerde Yayılmaya Başladı

Klimanın gerçek babası ise Willis H. Carrier. Klima endüstrisinin bütün hesaplarında bir otorite haline gelen Carrier, 1902’de endüstriyel, 1921’de merkezi, 1928’de ev tipi iklimlendirme cihazlarını uygulamaya aldı. Ekonomik buhran ve İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan duraklamanın ardından 1950’lerde klima büyük bir hızla yayılmaya başladı. ABD’de neredeyse buzdolabı kadar kullanılır oldu. Avrupa, Japonya, Güney Amerika ve Ortadoğu’da çeşitli iklimlendirme sistemleri yayıldı. ABD, Japonya, İtalya, Fransa, Almanya önemli klima ve soğutma üreticileri oldular. Daha yakın tarihlerde daha az gelişmiş ülkelerde de klima kullanımı yayıldı. Uzak Doğu’da Kore, Taiwan, Tayland ve Malezya gibi yeni üretici ülkeler ortaya çıktı. Bunların en yenisi ve en büyüğü ise Çin oldu.

ABD Hem Üretiyor Hem Tüketiyor

2000’lerden önce lüks sayılan klima bugün normal bir ihtiyaç haline geldi. Evlerde kullanımı yaygınlaşan klimaların özellikleri gelişirken, fiyatları da düşmeye başladı. Artık sadece varlıklı kesim değil orta sınıf da klima tüketicisi. Hal böyle olunca pazar da genişliyor. Yılda 54 milyar doları bulan dünya iklimlendirme pazarında halen en büyük üretici ve tüketici ülke ABD. Tüketimde Çin ikinci, Japonya üçüncü sırada yer alıyor. Bu üç ülke dünya pazarının yüzde 60’ına denk. 2 milyar ila 750 milyon dolar arasında değişen rakamlarla üç büyükleri İspanya, İtalya, Kore, Fransa, Rusya, İngiltere ve Türkiye takip ediyor.

Avrupa’nın tahmin edilen pazar büyüklüğü ise 2006 yılı için 12,4 milyar Euro olup, en büyük üreticileri İtalya, Fransa ve Almanya. Pazarda hızla büyüyen Türkiye, halen ndünya iklimlendirme pazarında yüzde 2, Avrupa pazarında yüzde 12’lik bir paya sahip. Split klima açısından Türkiye, İspanya ve İtalya’nın ardından Avrupa’nın üçüncü büyük pazarı. Ayrıca Avrupa’nın tek üreticisi. Diğer ülkeler ise bu ürünün imalatını Uzak Doğu’da özellikle Çin’de yaptırıyor.

1 Milyar 750 Milyon Dolarlık Pazar

Klimanın Türkiye’deki varlığı ise 1950’lere dayanıyor. 1980’lerde ivme kazanan klima sektöründe büyüme, öncelikli olarak merkezi sistem klimalarında, endüstriyel iklimlendirme ve soğutmada, gıda imal ve perakende sektörlerinin kullandığı soğutucularda gerçekleşti.

2000’li yıllardan itibaren ise, Türkiye’de split klima üretimi, ithalatı ve tüketimi de hızla arttı.

2006 yılı sonunda pazarın büyük kısmını temsil eden İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği’nin (İSKİD) 60 üyesi arasında yapılan istatistiki çalışmalara göre, Türkiye’de klima-soğutma sektörünün toplam büyüklüğü, yaklaşık 1 milyar 750 milyon dolar olarak tespit edildi. Bu rakama sadece bireysel ev tipi split klimalar, merkezi ve endüstriyel klimalar ve soğutma dahil olup market tipi soğutucu, dondurucu ve dolaplar bu hesapların dışında yer alıyor.

Bireysel Pazar Yüzde 8 Büyüdü

Bireysel klima pazarında ise bir önceki yıla göre adetsel büyüme yüzde 8. Pazarın 2006 yılında 813 bin sete ulaştığını söyleyen Alarko Carrier Pazarlama Müdürü Hırant Kalataş, döviz kurlarındaki artışın birim fiyatlarda bir miktar gerilemeye neden olduğunu belirtti. “Bu nedenle cirosal büyüme adetsel büyümenin altında kaldı” diyen Kalataş şöyle devam etti: “Türkiye’de sadece bireysel klima pazarının yaklaşık 380 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Ciro bazında bu yıl pazarın yüzde 20’lik bir büyüme kaydetmesini bekliyoruz. Öngörümüz ise, bireysel klima pazarının yıl sonuna kadar 445 milyon dollara ulaşacağı yönünde. Ayrıca gayrimenkul sektöründeki hareketlenme ve turizm sektöründe yaşanan canlılık klima sektörünü doğrudan etkiliyor”. Gelişen teknoloji sayesinde klimaların daha fonksiyonel olduğunu ve daha az enerji tükettiğini de ekleyen Kalataş, “Pazar ciddi bir büyüme potansiyeline sahip. Satışların bir önceki yıla oranla yüzde 10-15 artacağını tahmin ediyoruz. 2007’de pazar 900 bin set seviyesinde olacak” dedi.

Çin’e Klima Satıyoruz

İklimlendirme pazarında iç satışların yüzde 60-65’i iç üretim, yüzde 35-40’ı ithalattan karşılanıyor. Bireysel klimada yerli oyuncuların split klimada bir dev haline gelen Çin ile rekabette güzel sonuçlar aldığını söyleyen İSKİD Müdürü Hüseyin M. Yüksel, Çin’e mal satan firmalar bile olduğunu vurgulayarak, “Merkezi ve endüstriyel klimada firmalar, artık her ürünü üretmek yerine az sayıda ürün üzerinde uzmanlaşıyor. Bu durum bazı ürünlerde yerli imalatın, bazı ürünlerde ise ithalatın artması anlamına geliyor” yorumunu yaptı. İç pazarda bireysel klimada daha çok fiyat, ödeme ve servis konularında rekabet var. Özellikle fiyat konusu bazen zarar verici boyutlara ulaşabiliyor. Enerji verimliliği konusunda tüketicinin verimli klimayı tercih edip etmeyeceği ise önümüzdeki aylarda belli olacak.

Ticari Soğutucular İhraç Ediliyor

Bireysel, merkezi, endüstriyel klima ve soğutma ürünlerinin iç satışı her yıl yüzde 20, ihracatı ise yüzde 25’lik artış kaydediyor. Sektördeki büyüme ise Türkiye’nin büyüme oranının 4 misli. Bugün sadece İSKİD üyelerinin yapmış olduğu ihracat, 350 milyon doları geçiyor.

Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri’nin raporuna göre, her tür klima ve soğutma cihazının toplam ihracatı 2006 yılında yüzde 25,6 artış ile 1 milyar 290 milyon dolara ulaştı. En çok ihraç edilen ürün ise, market ve benzeri yerlerde kullanılan ticari soğutucular. Daha çoık çevre ülkelere yapılan ihracatın en yoğun olduğu ülkeler arasında Rusya ve bağlantılı ülkeler, Türkiye Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika yer alıyor. Ayrıca AB ülkelerine yapılan satışlar da memnun edici. Az miktarda da olsa 5 kıtaya ihracat yapılıyor.

Türkiye pazarındaki ürünlerin yüzde 35-40’ı ise ithal. İthal ürünlerin pazardaki oranı, ürün çeşidine göre değişiyor.

Rekabette Direniyor

Çin tehdidi yüksek üretim ve düşük fiyat politikasıyla iklimlendirme pazarında da ağırlığını gösteriyor. Türkiye’deki imalatçıların bu rekabete birçok üründe direndiğini ve Çin ürünlerinde fiyatların eskisi kadar düşük olmadığı bilgisini veren Hüseyin Yüksel, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: “Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından duvar tip split klimalarda Çin Halk Cumhruyieti menşeli ürünlere yüzde 25 anti-damping vergisi kondu. Kaliteli Çin ürünlerine karşı rekabet çok zor değil ama kalitesiz ithal ürünleri sırf fiyatı nedeniyle tercih eden tüketiciler hem kendilerine hem ülkeye zarar veriyor. Derneğimizin bu konudaki tavrı, ithalata değil, kalitesizliğe, verimsizliğe, haksız rekabete karşı olmaktır”.

Hedef Ar-Ge

Sektörün 1980’lerde hızhla geliştiğini kaydeden Yüksel, 1990’larda sivil örgütlenme tamamlandıktan snra ciddi makine yatırımı yapıldığını ve bugün dünya çapında kaliteli bir makine parkına sahip olunduğunu söyledi. Hüseyin Yüksel global pazarda rekabet için 2000’lerin başında gerekli uluslararası belgelendirmelerin tamamlandığını ekleyerek şöyle devam etti: “2001 krizinin getirdiği iç Pazar daralması birçok firmayı ihracata yöneltti. 2005’ten bu yana ise hedeimiz, Ar-Ge çalışmaları. Global pazarda kendi teknoloimiz, kendi tasarımımız ve kendi yeniliklerimizle rekabet etmeliyiz. Sektörümüz Ar-Ge ve Ür-Ge’nin bilincinde. Mühendislerimiz bu araştırmaları yapabilecek bilgi ve tecrübeye sahip. Birçok firmayı rakiplerinden ayıran tasarımları var. Firmaların cirolarının yüzde 3 ila 5’ini Ar-Ge’ye ayrımalarını hedefliyoruz. Dernek olarak üniversitelerin ilgili fakülte ve bölümleri ile yürüttüğümüz temaslar son aşamaya geldi. İmzalanacak protokollere göre fakülte ve İSKİD, Ar-Ge yapmak isteyen firmalar ile bu konularda çalışacak yüksek lisans öğrencilerini bir araya getirecek. Öğrenciler, tezlerini firmalarda somut Ar-Ge hedeflerine yönelik olarak yapacak”.

İnşaat sektörü olumlu etkiliyor

Hava sıcaklıkları küçük klima satışlarında doğrudan etkili olduğundan bireysel klima satışları daha çok mayıs-ağustos aylarında yoğunlaşıyor. Ancak bu alışkanlık yavaş yavaş değişiyor. Çünkü tüketici artık limanın gerekli olduğunu görüp diğer aylarda satın alma yoluna gidiyor. Bu da fiyat, montaj süresi gibi konularda avantaj getiriyor. Ayrıca bireysel klimalar, ılıman bölgelerde kışın ısınma amaçlı da kullanılıyor.

Merkezi-endüstriyel klima ve soğutmada ise satışlar ihale bazlı yapılıyor. Merkezi ve endüstriyel klima-soğutma cihazlarının satışı için gerekli ön şart, bu tür cihazları gerektirecek bina ve tesis yatırımlarının yapılması. Bu tür klima ve soğutma cihzaları, büyük ofis binaları, alışveriş merkezleri, hastaneler, konferans salonları, spor salonları, sinemalar, gıdra ve diğer bazı endüstriler için şart. İnşaat sektörünün son yıllarda artan temposu ve alışveriş merkezlerinin sayıca ikiye katlanması da sektöre iş olanağı sağlıyor.

Merkezi klima, profesyonellere dönük bir iş diyen Alarko Carrier Pazarlama Müdürü Hırant Kalataş şu bilgileri verdi:

“Satın alınan cihazlar 15-20 yıl kullanılıyor ve mühendislik hizmetleri daha fazla ön plana çıkıyor. Bu nedenle bu sektördeki firma sayısı bireysel klimaya göre çok daha az. Merkezi klima müşterisi daha bilinçli ve firma seçerken ürünün uygunluğu yanında, firmanın mühendislik hizmetleri yeterliliğini ve kullanım süreci içerisinde ürünlerin işletme maliyetlerini daha fazla dikkate alıyor. Merkezi klima pazarında büyüme is edaha dengeli olup yüzde 10’luk bir yükseliş bekleniyor.”

Aşırı kullanmak zararlı

Araştırmalara göre insanlar en çok 20-27derece sıcaklıkta ve yüzde 30-60 nemli ortamlarda rahat ediyor. Solunan havada oksijen ve karbondioksitin ise doğru miktarda bulunması gerek. Ayrıca hava, kirletici partiküller içermemeli.

“Klimanın insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur, aksine klimam sağlıktır” diyen İSKİD Müdürü Hüseyin M. Yüksel, “Bugün göğüs hastalıkları uzmanları hastalarına klima kullanımı öneriyor. Sıcak, nemli, havasız ortamlarda çalışmanın ve yaşamanın insan sağlığını, çalışan performansını kötü etkilediği bilimsel olarak kanıtlandı. Evdeki klimalar tam bir dinlenme sağlıyor. Ancak “klimayı ne kadar kullanırsam o kadar iyidir” fikri yanlış. Aşırı kullanıldığı takdirde klima olumsuz etki yaratabilir. Klima, ihtiyaç olduğu zaman ve ihtiyaç kadar kullanılmalı. Ayrıca sağlıklı sonuç alabilmek için klima seçimi ve konumlandırılması doğru yapılmalı. Bu konuda uzman mühendislerde n yardım alınmalı”.

Sektörü güçlü kılan özellikler

Deneyim ve know-how: İSKAV, TTMD, İSEDA gibi sivil toplum örgütleri meslek içi eğitim veriyor. İSKİD ve diğer dernekler Avrupa’dan bilgi akışı sağlıyor.
Dinamizm: Yurtdışındaki diğer birçok sektörde olduğu gibi, dinamik, yaratıcı, hızlı karar alabilen ve şartlara uyum sağlayabilen yapıya sahip.
Nitelikli iş gücü: Nitelikli beyaz ve mavi yakalı iş gücü var. Artan ihtiyacı aynı kalitede karşılamak için sivil örgütler devlentle işbirliği içinde.
Sertifikasyon: Uluslararası pazarlarda geçerli ürün ve imalat belgelerine sahip. İSKİD bu konuda üyelerini teşvik ediyor.
Makine parkı: Yeni makine parkı ihtiyaçlar doğrultusunda büyümeye devam ediyor.
Örgütlenme: Firma, mühendis, teknisyen ve diğer çalışanlara hitap eden, birbirleri ile uyum içinde çalışan yterli oda, dernek ve vakıf bulunuyor.
Türkiye’nin konumu: Türkiye’nin jeopolitik konumu avnataj sağlıyor. BDT, Türkiye Cumhuriyetleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa’nın ortasında yer alan Türkiye, buralardaki ülkelerle iş yapıyor. Ayrıca Türkiye klima ve soğutmada AB’nin imalat merkezi oluyor. Giderek artan dış yatırımlar da bunun ispatı.
Ar-Ge: Üniversite ve sanayi işbirliği yapılıyor.
Gelişen iç pazar: İç pazardaki büyüme firmaları da büyütüyor.
Artan ihracat: 2003’te İSKİD tarafından Dış Satım Komisyonu kuruldu. Bu komisyon uluslararası fuarlara katılıyor. Yabancı sektörel dergilerde reklam kampanyaları ve ihracat pazar araştırmaları yapıyor.
AB mevzuatına uyum: Klima ve soğutma sektörü, AB mevzuatına en iyi uyumu sağlayan sektörlerden. İSKİD, üyesi olduğu Eurovente aracılığı ile üyelerine güncel bilgi aktarıyor.
Gelişmiş yan sanayi: Yan sanayinin mevcut durumu memnun edici.

Sektörün sorunları

Nitelikli iş gücü artmalı: İş hacminin büyümesi istihdam gerektiriyor ancak henüz nitelikli iş gücü arzı yeterli değil.
Ölçek ekonomisi: Küresel rekabette küçük firmaların rekabet edebilmesi için belli bir büyüklüğe erişmeleri gerek. Bunun yolu her çeşit üretim yapmak yerine az sayıda ürün üzerinde uzmanlaşmak. Birleşme, küme oluşturma gibi yöntemler ise heünz uygulanmıyor.
Sermaye: Ülke genelindeki mevcut sermaye darlığı klima-soğutma sektörüne de yansıyor.
Uzakdoğu rekabeti: Özellikle fiyat konusunda Çin ile rekabet zor. Rekabet fiyat dışında kalite, servis, hız gibi başka alanlara çekilmeli.
Yan sanayinin gelişimi: Yan sanayide ihracat oran ıartıyor. Bu gelişmenin devamlılığı şart.

Klima alırken ve kullanırken dikkat!

Klima alımı, kapasitesi ve kurulacağı yerin seçiminde uzman yardımı şart.
Montaj, bakım ve servis hizlmetlerinin sorunsuz olmsına dikkat edilmeli.
Önce hangi tip klima alınacağına karar verilmeli.
Uygun kapasite seçimi verimli klima kullanımı için çok önemli Daha büyük bir klima her zaman daha iyi anlamına gelmez. Odanın yüzölçümü, tavan yüksekliği, yerel iklim, güneş-gölge durumu, yön, pencere boyutları ve cinsi, duvarların yalıtımı, içerideki kişi sayısı ve içeride mevcut ısı üreten cihazlar gözönünde bulundurlumalı.
Binadaki elektrik tesisatının kapasitesi kontrol edilmeli.
Kilmanın ses düzeyine dikkat edilmeli.
Klimanın filtresi düzenli temizlik için kolay çıkarılabilir olmalı. Ayrıca klimanın düzenli olarak filtresi temizlenmeli, bakımı yapılmalı.
Klimannı kumandası kolay kullanımlı, termostat ayarı kolay görülür olmalı. Zaman ayarlı açma kapama imkanı olmalı.
Verimi yüksek lkimalar tercih edilmeli.
Kışın ısıtma sağlayabilmek için ısı pompalı modeller tercih edilebilir.
Klima mümkün olduğunca odanın uzun kenarının ortasına monte edilmeli. Yönlendirme kanatçıkları doğru ayarlanmalı.
Klimanın altında elektrikli bir cihaz bulunmamasına, klimanın ısı, su buharı veya yağ buharına maruz kalacak bir yere konmamasına, duvarın klimayı taşıyacak sağlamlıkta olmasına dikkat edilmeli.
Bireysel klimalar ile ofis binaları, otel ve alışveriş merkezleri için tasarlanmış klimalar hastanelerin ameliyathane, yoğun bakım ve benzeri ünitelerinde kullanılmamalı.

Tümünü Temizle
Karşılaştır