Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompası
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

Sadece Ürün Değil İşletme Hizmetini de Sunuyoruz

“Isındığım kadar öderim, başım rahat olur” doğal gazla birlikte insanların merkezi sistemden bireysel ısınma sistemine geçmek istemelerinin temel gerekçesi bu cümleyle açıklanıyordu. Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği ile artık yeniden merkezi sisteme geçiş süreci başlıyor. Peki sistem nasıl işleyecek, yine aynı kavgalar mı olacak? Isı pay ölçer cihazları radyatörlere takılınca iş bitiyor mu? Kim okuyacak bu cihazları, faturayı kim paylaştıracak?..

Soruların cevaplarını Alarko Carrier Ürün Müdürü/Kimya Mühendisi Aclan Karaman’dan aldık.

Alarko Carrier ile Techem işbirliği nasıl bir değişimi beraberinde getirdi?

Bir bucuk sene önce, 2008’in Temmuz ayında iki firma arasında işbirliği yapıldı. Alarko’da diğer ürünlerde yapılan ürün yönetimi uygulaması burada da geçerli oldu. Ürün tedarikçimiz ve işletim hizmetinin alt yapısını bize sağlayan firma Techem. Bayilerimiz ürünü satıyor, monte ediyor, servislerimiz işletim hizmetini veriyor. Ürün yönetimi de bu işleyişin sorunsuz şekilde devam etmesi için ne gerekirse onu yapıyor! Bu işbirliği hem Alarko, hem de Techem acısından kârlı oldu.

Techem’in Türkiye’de distribütörlüğü değil kendi ofisi var. İşbirliğimizin olmadığı dönemde, o ofis aracılığıyla satış yapıyorlardı. Yapılan işbirliği sonrasında belirli ürünler, belirli kapasitelerde Alarko Carrier üzerinden satılmaya başlandı. Örneğin, pay ölçerde tek yetkili satıcı durumundayız. Isı sayaçlarında ise belirli kapasitelere kadar tek yetkiliyiz, belirli bir noktadan sonra karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak müşteriye tek bir kanaldan hizmet vermekteyiz.

Alarko-Techem işbirliği merkezi sistemde ısı giderlerinin paylaşımı üzerine kurulu. Bu alanda pazara sunduğunuz ürünler neler?

Pay ölçer ve ısı sayacı temel ürünlerimiz. Binanın yapısına bağlı olarak pay ölçer veya ısı sayacı kullanıyoruz. Merkezi sistemle ısınan binalarda iki çeşit kalorifer tesisatı var. Birincisi kollektörlü sistem, ikincisi ise “suyun daireye tek bir yerden girip çıktığı” mobil sistem. Tesisatınız mobil sistem ise bir tane ısı sayacı yeterli oluyor. Isı sayacının iki tane duyar elemanı var. Biri binanın su giriş diğeri su çıkış hattında yer alıyor. Bu iki duyar eleman, dairenin çektiği ısı miktarını hesaplıyor. Örneğin, 20 daireli bir bina söz konusu olduğunda 20 tane de ısı sayacı bulunuyor. Binaya gelen ısı faturası her bir binanın ısı sayacındaki rakamlara göre paylaştırılıyor. Eğer binada kollektörlü sistem mevcutsa, yani çok kolonlu bir sistem varsa ısı sayacı takamazsınız. Bu yapılarda ısı pay ölçer kullanılıyor. Isı pay ölçer her radyatöre monte ediliyor ve her bir radyatörün çektiği ısı miktarını hesaplıyor.

Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi ile birlikte bazı koşullar çerçevesinde merkezi sisteme geri dönüş zorunlu tutuluyor. Bu düzenleme pazarda nasıl algılanıyor?

Merkezi sistem uygulamasını mevcut eski binalar ve yeni binalar olmak üzere ikiye ayırabiliriz; Yeni binalarda durumun algılanması kolay. Kanunen 5 Aralık’tan itibaren bin metrekare üzerinde bir yapı yapıyorsanız merkezi sistemle ısıtmak zorundasınız. Bu merkezi sistemli binada, ısı giderlerinin paylaşımı da yapılmak zorunda. Merkezi sistemin uygulanacağı bina eski ise kanuni durumun algılanmasında zorluk oluyor. Kanun, 2012 yılına kadar merkezi sistemli eski binaların da ısı paylaşımı yapılabilir hale gelmesi gerektiğini belirtiyor. Biz potansiyel müşterilere gittiğimizde, Kanun ve yönetmelik ile birlikte gelen düzenlemeler henüz tam anlamıyla anlatamadığı için müşteriler “2012 yılından sonra görüşelim” diyorlar. Hâlbuki olması gereken bu değil. 2012 yılına kadar tüm hazırlıkların bitmiş olması gerekiyor. 2012 yılında merkezi sistemli binalarda ısı paylaşımı yapılmamışsa para cezası söz konusu oluyor. Para cezasının kim tarafından ve nasıl uygulanacağı henüz çok net değil. Fakat cezai durum kanunda yer almakta. 2012 yılına kadar bina genel kurulunun oy çokluğu ile sisteme geçilebiliyor. 2012’den sonra ise zaten zorunlu yani yönetim kimseye sormadan hemen bu işi yaptırmak zorunda.

Isıtma giderleri paylaşımı tüketiciye hangi kazanımları sunuyor?

Tüketiminizi ölçebiliyor ve hesabını tutuyorsanız, otomatik olarak tasarrufa başlıyorsunuz. Aklınız “nasıl tasarruf ederim” diye çalışmaya başlıyor. Odanız fazla ısındıysa camı açmıyor, radyatör vanasını kısmayı akıl ediyorsunuz, kullanmadığınız küçük tuvaleti asgaride ısıtıyorsunuz, gündüz evde olmayacaksanız çıkarken radyatör vanalarını minimuma alıyorsunuz vs. Isıtma gideri paylaşımı, ortalama %30’lara varan tasarruf sağlıyor. Bugün bizim uyguladığımız fiyatlara göre sistem kendisini 2-3 yılda amorti ediyor. Aslında bu sistemin diğer bir yararı da, insanlara adaletin sağlandığı hissini, huzurunu vermesi, insanlar kombiye niye geçti? “Isındığım kadar öderim, başım rahat olur” dediler. Bu sistem “kim ne kadar ısınıyorsa o kadar para vermesini” sağlıyor. Ayrıca kanuni açıdan da bu sisteme 2012’ye kadar geçilmesi zorunlu.

Yönetmelik ile birlikte ısı giderlerinin paylaşımına yönelik ünün pazarının büyüyeceği görünüyor. Sizin bu yüksek büyüme potansiyeline sahip pazardaki satış stratejiniz ve tüketiciye sunduğunuz hizmet nasıl?

Payölçerler veya ısı sayaçları her binada ve her radyatörde kullanılabiliyor. Bu cihazlar termostatik vana ile beraber çalıştırılmak zorunda. Kanun zaten bu şekilde kullanılmasını istiyor. Ayrıca pratikte de öyle olması gerekli. Çünkü termosîatik vana kullanılmazsa pay ölçerden veya ısı sayacından beklenen fayda elde edilemez. Biz ürünümüzü dairelere monte ediyoruz. Ama çalıştırıp çekip gitmiyoruz. Bu ürün için gereken işletim hizmetini de veriyoruz. Bir çok firma cihaz satıyor. Ama önemli olan işletimi yapmak. Biz müşterilerimize sadece ürün değil o ürünle birlikte işletim hizmetini de sunuyoruz. Çoğu firmada işleyiş bu şekilde değil. Sektörde bizim dışımızda bu alanda satış yapan büyük firmalar var, ama bu firmalar işletim hizmeti vermiyor. Pay ölçer tek başına bir şey ifade etmez. Bunun işletimini yapabilmek, binaya pay ölçerin sağladığı hizmeti kesintisiz, aksaksız ve problemsiz sunabilmek lazım. Binada pay ölçeri radyatöre monte etmek tek başına yeterli değil. Çünkü bunun okunması gerekli. Kanun okuma işlemini “isterse apartman yönetimi kendisi yapabilir” diyor. Fakat apartman yönetimi okuma işlemini yaptığında sorun yaşanması muhtemel. Firmanın cihazı çok iyi olabilir. Fakat okuma işlemi farklı bir şirket ya da apartmanın kendisi tarafından yapılacaksa bazı olumsuzlukların yaşanabileceğini düşünüyorum.

Müşterilerimizden bazıları sadece cihazı satın almak istiyor. Bizim böyle bir hizmet anlayışımız yok. Biz o cihazla birlikte cihazın kusursuz işleyebilmesi için gerekli olan işletim hizmetini de veriyoruz. Pek çok sorun ortaya çıkabilir. Firmadan, üründen, ürünün kullanım şeklinden ve ortamdan kaynaklanan birçok sorun sebebiyle üründen istenilen verim alınamayabilir. Sorun cihazdan mı, montajdan mı, yoksa Yetkili Ölçüm Sirketi’nden mi kaynaklandı? Buna nasıl karar verilebilir ki? Bir apartmanda binlerce pay ölçer ya da ısı sayacı olabilir, Apartman yönetimi okuma işlevini üstlenirse, bence içinden çıkılamaz bir durum ortaya çıkacaktır. Bu sistem Almanya’dan çıkmış. Almanya’da kendi işini kendi gören apartman sayısı sıfır. Onlar kendi işlerini kendileri görmeyi beceremiyorlar mı? Böyle bir işin altından kalkmak mümkün değil. Fakat tekrar belirtmeliyim ki Kanun buna izin veriyor. Almanya’da Techem ve benzeri kuruluşların gider bildirimleri fatura yerine geçebilmekte. Belki ileride Türkiye’de de böyle bir durum söz konusu olabilir. Biz şu anda resmi fatura değil, “gider paylaşımı bildirimi” belgesi vermekteyiz. Ama devlet bir problem çıktığında bizim müşterilerimize verdiğimiz “gider paylaşım bildirimini” temel alacak. Bu bildirimi verme yetkisi olan şirketlere “Yetkili Ölçüm Şirketi” deniyor. Su anda “Yetkili ölçüm Şirketi” sertifikası verilmediği için biz aday bir şirketiz. Yetkili Ölçüm Şirketi ya kendi pay ölçer veya ısı sayaçlarının okumalarını ya da başka firmaların taktığı cihazların okumasını ve buna göre gider paylaşımını yapıyor.

İnsanların bu sisteme bakış açısı ve tepkileri nasıl?

Biz bir önceki senenin bu döneminde bir reklam kampanyası düzenledik ve lansmanını yaptık. Çok büyük bir merak uyandırdığını söyleyebilirim. Reklamı yaptığımız ay internet sitemize 45 bin civarında giriş yapıldı. Daha sonraki süreçte yaza kadar geçen dönem zarfında bu girişler azaldı. Eylül ayında tekrar artışa geçti. Müşterilerimizden gelen tepkilerin büyük bir oranı olumlu yönde. Bazı müşterilerimiz, “yakıt bedelinin apartman sakinlerinden toplanmasını da bizim mi yapacağımızı” soruyorlar Yetkili ölçüm şirketleri bu işi yapmıyor. Parayı toplamak yine eskisi gibi apartman yönetiminin işi. Biz apartmana ve yöneticiye giderlerini bildiriyoruz. Bu giderler her daireye kargo ile gönderilmekte. Her daireye, oda ve radyatör basına tüketimini gösteren gider pusulası gidiyor. Ayrıca apartmanın tüm dairelerinin ısı harcamasını gösteren toplu listeyi de gönderiyoruz. Kanunen bu belgeyi yönetici 3 gün apartman giriş panosunda asılı tutmak zorunda. Apartman sakinlerinin birbirlerinin ısı faturalarını izleyebilmeleri isteniyor. Çünkü tasarrufun yapılmasını tetikleyen sebeplerden bir tanesi de bu konu. Biz apartman sakinlerinin birbirlerinin faturalarını takip ettiğini ve kendilerini ona göre değerlendirdiklerini çağrı merkezimiz ile yapılan konuşmalarda görüyoruz.

Tümünü Temizle
Karşılaştır