Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompası
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

Hem Çevreye Hem Cebe Saygılı “Yeşil Bina’lara İlgi Artıyor

İnsan ve çevreye duyarlı yapıların ortaya çıkmasını sağlayan yeşil sertifikalı binalar dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artıyor. Türkiye’den 3-4 proje için sertifika alırken, bu yıl sayının 10’u bulması bekleniyor. LEED Enerji ve Çevresel Tasarımda Liderlik programını bitirerek Türkiye’nin ilk yeşil bina uzmanı olan Alarko Carrier Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hırant Kalataş ilk olarak 2000’de Amerika Yeşil Bina Konseyi tarafından başlatılan yeşil bina sertifika uygulamasının mimariden, yer seçimine, sulama sistemine kadar bina ile ilgili her türlü olumsuzlukları ortadan kaldırma amacı güttüğünü kaydetti.

Yeşil bina sertifikasına uygun üretilen binalarda işletme maliyetinin düştüğünü ifade eden Kalataş, “Çünkü mümkün olduğu kadar az enerjiyle iç ortam konforunu sağlamayı amaçlıyor. Hasta bina sendromu gözetilerek yapılan yeşil bina içindekilere daha sağlıklı ortam sağlıyor. Eğer bu bina ofis binasıysa iş gücü kayıpları azalıyor. İnsanların verimliliği artıyor. Çünkü insana huzur ve konfor veren bir iç ortam sağlanmış oluyor” dedi.

Bugün dünyada sertifika almaya hak kazanmış 2 bin 937 bina bulunduğunu ifade eden Kalataş, 25 bin binanın da sertifika almak için başvuruda bulunduğunu belirtti. Amerika’da kamu binalarında yeşil bina sertifikasının zorunlu olduğunu ileten Kalataş, “Çin’de de yeni yapılan yerlerde giderek yaygınlaşıyor. Dubai zorunlu, diğer emirliklerde yaygınlaşıyor” dedi. Kalataş, bunun dışında Deutsche Bank, Carrier, Coca Cola ve Siemens gibi şirketlerin artık yaptıkları binalarda yeşil bina sertifikasını şart koştuğuna dikkat çekti.

Türkiye’den İlgi Fazla

Türkiye’den ilk olarak kendisinin 2008 yılının temmuz ayında LEED uzmanlık sertifikası aldığını söyleyen Kalataş, geçen süre içerisinde yeşil sertifikalı binalara tahmin ettiğinden çok öte bir ilgi yaşandığını iletti. Kalataş, “Simdi kriz nedeniyle yatırımlarda bir yavaşlama olsa dahi şu anda 3-4 proje için sertifika alma yoluna gidildi. Siemens, Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan fabrikası ve idari binası için sertifika başvurusunda bulundu. Ayrıca Sabiha Gökçen’de yatırım yapan Prart & Whitney’in THY Uçak Motoru Bakım Fabrikası için de yeşil bina sertifikasyonuna gidileceği konuşuluyor” dedi.

Bu yıl ise Türkiye’den sertifikasyona başvurmuş bina sayısının 10’un üzerinde olacağını dile getiren Kalataş, okullar, kampüsler konutlar ve ticari binaların yanısıra mevcut binaların da yeşil bina sertifikası alabileceğini söyledi. Türkiye’de özellikle büyük inşaat şirketlerinin yeşil sertifikaya ilgi gösterdiğini kaydeden Kalataş, Maslak’taki gökdelenlerin ve son zamanlarda yapılan lüks konut projelerinin aslında çok iyi projeler olduğunu ve birkaç küçük düzenlemeyle bu binaların yeşil bina sertifikası alabileceklerine dikkat çekti.

Yeşil Binalar Daha Çabuk Doluyor

Sunduğu avantajlardan dolayı yeşil binaların daha çabuk dolduğunu belirten Kalataş, normal ticari binaların doluluk oranları yüzde 82 iken, yeşil bina sertifikasına sahip ticari binaların doluluk oranlarının yüzde 92 seviyesinde gerçekleştiğini dile getirdi. Kalataş, “Ayrıca yeşil binaların hem satış hem de kiralama bedelleri normal binalara göre daha yüksek, sigorta teminatları daha düşük. Böyle bir sertifikaya sahip olmak hem mal sahibi hem de binayı kullanan açısından bir prestij sağlıyor” dedi.

Yeşil binaların yapılırken dahi çevreye zarar vermediğini anımsatan Hırant Kalataş, bütün bunların yeşil sertifikalı binaya daha farklı bir gözle bakılmasını sağladığını aktardı. Yeşil bina için 5 ayrı kritere göre sertifika dereceleri olduğunu ifade eden Hırant Kalataş, sistemde 26-32 arasında puan aldığında sadece yeşil bina sertifikası, 33-38 puanda gümüş, 39-51 altın, 52-69 arası puanda ise platin seviyesinde sertifika alınabildiğini belirtti.

Yeşil binaların sadece sertifikasyonda maliyetlerde bir artış getirmediğini kaydeden Kalataş, “Ancak altın seviyesinde bir sertifikasyonda yüzde 2-3 oranında, platin seviyesinde ise yüzde 5 seviyelerinde ilk maliyet yatırımlarında bir artışa neden oluyor” dedi. Sertifikasyon için başvuruların Amerika Yeşil Bina Konseyi’nin internet sitesinden yapıldığını belirten Kalataş, toplam sertifikasyon maliyetinin ise 10 bin ile 25 bin dolar arası olduğunu kaydetti.

Yeşil Bina İçin Gerekli Şartlar

Binaya standartlarda belirtilen minimum taze havanın verilmesi, içerideki karbondioksit oranının izlenmesi ve ölçülmesi, bu oran arttığı zaman alarm verecek bir sistemin olması bekleniyor.

Yeşil binada yerden tavana kadar ayrılmış, sızdırmaz sigara odalarının olması gerekiyor. Binanın yapımında düşük basınçta buharlaşan ve ozon gazı üreten kimyasalların bulunmadığı malzemelerin kullanılması gerekiyor. Ozon gazı üreten fotokopi, faks gibi cihazların sigara odaları gibi sızdırmaz ve eksi basınçta bulunan ayrı odalarda bulundurulması gerekiyor.

Sertifika için binada bulunanların yüzde 50’sinin sıcaklığı, yüzde 90’ının da aydınlatmayı kontrol edebilmesi, ayrıca en az yüzde 75’inin dışarıyı görebilmesi gerekiyor. LEED sertifikasında binalarda kullanılan enerjinin belli bir kısmının yenilenebilir kaynaklardan üretilmesi şartı aranıyor.

Yağmur suyunun kontrolü de önem taşıyor. Yağmur suyunun mümkün olduğunca kanalizasyona gitmemesini sağlayacak önlemlerin alınması gerekiyor.

Leyla İlhan - İstanbul

Tümünü Temizle
Karşılaştır