Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompa
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

ALARKO CARRIER GENEL MÜDÜRÜ ÖNDER ŞAHİN, TGRT HABER’DE

BA: Bu yıl 10. kez düzenlenen Sodex Fuarı’ndayız. Eğer hatırlatmak gerekirse fuar 2 yılda bir düzenleniyor. Peki bu fuarda neler var? Isıtmadan soğutmaya kadar iklimlendirme anlamında bir çok ürün var. Yerli ve yabancı çok sayıda katılımcının bulunduğu fuar bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 2-5 Mayıs tarihleri arasında ziyaretçilerine açık olacak olan bu fuarda neler var, Türkiye’nin şu an için bu alanda gelmiş olduğu nokta nedir? İşte bu konu ile ilgili olarak yanımızda konuğumuz var. Kendisinden konuyla ilgili detayları alacağız. hemen Önder Şahin’e mikrofonu uzatmak istiyorum öncelikle iyi fuarlar diliyorum Önder Bey.

ÖŞ: Teşekkür ederim, sağolun.

BA: Evet, 2 yılda bir gerçekleştirilen ve artık 10. yılına girmiş olan oldukçe eski ve neredeyse gelenek haline gelmiş olan bir fuar diyebiliriz Sodex için. Fuarın henüz daha ilk günü, neler söyleyeceksiniz?

ÖŞ: Bu fuarın bir özelliği var bu fuar bizim sektördeki derneklerin sahip olduğu bir fuar yani Sodex’in 4 ısıtmacılar, klimacılar, tesisat mühendisleri ve ISKAV’ın 4 büyük derneğin ortak olduğu, sahibi olduğu, kurduğu, yücelttiği bir fuar. İklimlendirme Türkiye’de aşağı yukarı 60 yıldır var ama son 20 yılda yaptığı gelişme çok muazzam. Bunu da çok iyi örgütlenmiş olmaya bağlıyoruz. Bundan 20 sene önce Milano’ya Frankfurt’a gittiğimiz zaman oradaki büyük fuarlara hayran kalırdık. Türk firmaları olarak oralara iştiraklara başladık sonra aklımızda yaa bizde böyle birşey yapsak bir araya gelsek dedik. 10. ama aşağı yukarı 2 yılda bir düzenlendiğini de düşünürseniz yaklaşık 20 yıla yakın bir tarihi var bu fuarın ve şu anda da bildiğim kadarıyla dünyanın 3. büyük fuarı. 80 bine aşkın ziyaretçisi var, 10 bine aşkın da yurtdışından yabancı ziyaretçi gelmişti. Dolayısıyla Türkiye’nin en iyi örgütlenmiş sektörlerinden biri olan iklimlendirme sektörü ki iklimlendirme ismide bundan 5-6 sene önce çıktı. Ondan önce ısıtma, soğutma, havalandırma diye uzun tarif ederdik sonra iklimlendirme dedik. Çok değerli, çok önemli bir fuar olduğunu düşünüyorum zaten bakanın, müsteşarının gelip bugün yaptığı konuşmada bizler için söylediği övücü sözlerde bunu gösteriyor.

BA: Evet sizinde söylediğiniz gibi 3. büyük fuar olarak gösteriliyor ve ziyaretçi açısından baktık. Peki katılımcı açısından değerlendirmek gerekirse yerli ve yabancı çok sayıda katılımcı var. Daha çok ağırlıklı olarak yerli mi, yoksa yabancılar mı yer alıyor bu fuarda?

ÖŞ: En çok yerliler yer alıyor ama artık yerli yabancı işleri de karıştı. Son 10 yılda Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımcıların önemli bir bölümüde bizim sektöre olmuştur. 15 sene önce biz Dosider dediğimiz Doğalgaz Sanayici ve İşadamları Derneği’ni kurarken 4 tane Türk kurucuyla başlamıştık. Bugün o kuruculardan sadece bir tanesi hala Türk sermayeli. Biz de Alarko Carrier olduk, Demirdöküm’ü Vaillant aldı. Pek çok firmaya yabancı yatırımlar geldi. Dolayısıyla burada yerli mi, yabancı mı dediğiniz zaman yabancı yatırımları olan yerli firmalar var ve büyük çoğunlukla dediğim gibi bu şekilde oluşuyor.

BA: Peki 10. kez düzenleniyor yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahip dediniz bu fuar için. Eğer bir yarış durumu bir rekabet durumu eğer söz konusuysa Türkiye’nin iklimlendirme anlamında gelmiş olduğu noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÖŞ: Şöyleki Türkiye’de bu sektörün halk tarafından farkedilmesi ve değerli görmesi 2 büyük olayladır. Bir tanesi, bireysel klimaların hayatımıza girmesiyle 20 sene önce yani 1992 Türkiye’de 8 ile 10 bin tane klima satılıyordu. Geçen yıl 1 milyon tane satılmış yani 20 yılda buna hani kuantım leep diyorlar öyle bir müthiş bir sıçrama ısıtma tarafında da eskiden siz onları bilmezsiniz belki ama kaloriferli lüx daireler diye daire satılırdı. İnsan sadece evindeki radyatörü bilirdi, bunun nasıl ısıtıldığını kazan dairesini bilmezdi Türkiye’ye doğalgaz geldikten sonra kombi kavramıyla tanışıldı. Evin içinde ısıtmayı yapan bir kombi radyatörleri falan ve aynı şekilde 1988’de doğalgaz geldi galiba ilk 90’ların başından bu yana muazzam bir sıçrama oldu. Sektör bu sıçramaya çok doğru bir refleksle cevap verdi, çok büyük yatırımlar yapıldı, çok büyük fabrikalar kuruldu. Bugün Türkiye Avrupa’nın özellikle ısıtma alanında tam bir üretim üssü haline döndü. Klima alanında da büyük bir hızla dönme eğiliminde. Dolayısıyla hem pazar olarak, hem üretim gücü olarak, hem mühendislik gücü olarak Avrupa’da hatırı sayılır bir yerdedir.

BA: Şu an için bir değerlendirme yapacak olursak yani yaz mevsimine girmiş olduğumuz göz önüne alınırsa klima satışlarında büyük bir patlama olacak mı?

ÖŞ: Böyle bir algı vardır ama doğru değildir. Çünkü klima sadece kendi evine ve yatak odasına alanın yazın aklına gelir. Halbuki pek çok kurumsal yatırımcılar vardır: iş merkezleri, oteller, esnaflar, ayakkabıcılar, berberler, kuaförler bunlar ise yılın nasıl seyrettiğini bilirler. Daha yaz gelmeden bütün bu yatırımlar yapılır. Onun için klima düşünülenin aksine 12 ay boyunca satılan bir şeydir. 12 ay satılıyor ancak bireysel olarak evinde henüz bu tür klimalara sahip olmayan ve yazın sıcağıyla 3 gece uyuyamayan adamın aklına bunun sadece yazın alındığı gelir. Biliyorsunuz günümüzde dondurmada artık 12 ay satılıyor sadece yaz gelince satılmıyor. Onun için klima konusundaki bu algıyı da düzeltelim. Gerek klima gerek ısıtma cihazları ki biri serinletici biri ısıtıcı fakat bizim ihtiyacımız olan iklimi verici cihazlardır bunlar 12 ay satılıyorlar. Evet yazın bir miktar hafif bir bireysel nedeniyle artış gösterir. Eğer bu sıcak dalgası 1 haftaya sıkışır herkes birden gelirse insanlar 1-2 gün beklemek zoruda kalır ve zannederler ki müthiş bir patlama var o sadece bir sıkışmadan ötürüdür.

BA: Peki bir de iş anlamında kontakların kurulduğu yerler olarak fuarları düşünürsek, yerli ve yabancı yatırımlar bir araya geldiği için iş temaslarıda şüphesiz çok fazla sıklaşıyor ve iyi noktalara taşınıyor. Peki sizin son olarak bu fuardan beklentileriniz neler birde onu alabilir miyiz?

Ö.Ş. Bizim özel olarak bu fuarda büyük bomba bir beklentimiz yok. Bu bizim hayatımızın bir parçası. Yani önce bir şeyi düşünüyorsun, tasarlıyorsun sonra pazara bakıyorsun neye ihtiyaç var bunu satman gerekir. Pazarla nasıl iletişim kuracaksın, işte buna reklam diyorlar. Ondan sonra sosyalleşmen gerekir. Ziyaretler, buluşmalar, görüşmeler... Fuarlarda bunun önemli bir parçası yani herkesin fabrikasından, işinden gücünden kalkıp bir mekanda buluştuğu, fikir alışverişi yaptığı, yeni vizyonlar edindiği bir yer. Onun için biz bu fuara kurulduğu günden beri sahip olarak katılıyoruz. Burda da bir adım daha öteye geçmeyi umuyoruz. Dikkat ederseniz bu standımızda da fevkalede sade ve yepyeni bir konsept yaptık

BA: Evet yeni vizyon demişken yenilikler neler olacak? Artık ısıtma soğutma deyip geçmemek lazım herhalde. Şöyle bir dış gözle baktığımız zaman içerik olarak tam olarak bilmesek bile artık sanki estetik biraz daha ön planda.

ÖŞ: Estetik de ön planda fakat ısıtma ve soğutma bile bunu tarif etmekte eksik kalır. İklimlendirme dediğimiz zaman iklimin içinde ısıtma veya soğutma, işin sadece sıcaklık tarafıdır. Sıcaklık veya serinleme fakat bunun yanı sıra taze ve temiz havanın mekanda bulunması lazım. Bunun belli bir hızla sirküle ediyor olması lazım. Estetik çok önemli, hijyen fevkalade önemli, ses çok önemli. İlk baştan yatak odanıza koyduğunuz zaman sadece serinlemekle mutlu oluyorken bir süre sonra onun sesinden mutsuz olmaya başlıyorsunuz.

BA: Peki sessiz klimalar var mı artık?

ÖŞ: Olmaz mı, tabi daima. Şimdi bakın daha önemli başka birşey var. Sesin ötesinde enerji, çünkü gerek ısıtma cihazları gerek klima cihazları enerji tüketen cihazlar. Öte yandan en masum enerji tüketen cihazlar. Çünkü 1 kW saat enerjiyi yaklaşık 3 kW soğutma enerjisine dönüştürüyor ve ne kadar az enerji sarfediyorsa sizin cebinizdende enerji faturası olarak o kadar az çıkıyor. Aynı zamanda doğaya da o kadar az zarar vermiş oluyoruz. Bizim sektörümüzde büyük bir hızla dünyadaki gelişen teknolojiye paralel olarak en az enerji tüketen, en hijyenik, en sessiz cihazları her yıl yapmaya çalışıyor. Bu böyle büyük bir patlama şeklinde olmuyor. 100 metredeki rekorlar gibi bir saniye, biraz daha ve hergün oluyor. İşte bu fuarlar da bize 2 senede nereye gelindiğini gösteriyor.

BA: Bu yılki fuara toplam kaç tane firma katıldı?

ÖŞ: Tam sayısını bilmiyorum ama şöyle söyleyebilirim. Burası Türkiye’nin en büyük fuar mahalidir. Bütün holler doldu birde çadır hol kuruldu. Yani artık burda bir waiting list oluştu. Bu fuara girebilmek için önceden yer ayırtmış olmanız gerekiyor.

BA: Peki çok teşekkür ediyoruz değerlendirmeleriniz için...

ÖŞ: Ben teşekkür ederim ilginiz için.

Tümünü Temizle
Karşılaştır