Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompası
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

ALARKO CARRIER GENEL MÜDÜRÜ ÖNDER ŞAHİN, BLOOMBERG “PİYASA HATTI” PROGRAMININ KONUĞU OLDU

H. D.: Alarko Carrier Genel Müdür’ü Önder Şahin bugün Piyasa Hattı’nda benimle birlikte. Önder Bey hoşgeldiniz.

Ö. Ş.: Merhaba.

H. D.: İhracat tarafıyla başlayayım istedim, çünkü 52 ülkeye ihracat yapıyor Alarko. Yeni hedefleri de var, soracağım birazdan. Ama şuradan başlamak istiyorum: zannediyorum, hesaplarımda bir hata varsa, rakamlarda lütfen düzeltin, cironun %20 – 22 – 23 bölümünü ihracat karşılıyor. Aslında 52 ülke deyince daha büyük bir oran öngörülür. Acaba bu ihracattaki rakamlar biraz orada, o tarafta kar marjlarının düşük olmasından mı kaynaklanıyor, ne dersiniz?

Ö. Ş.: Değil. Şöyle, biz aslında hedefimiz üretimimizin yarısını ihraç etmek. Ama bizim ciromuzun yarısı kendi üretimimizden diğer yarısı da diğer Carrier şirketlerinden pazara getirip verdiğimiz ürünlerden oluşuyor. Dolayısıyla bizim 200 milyonluk ciromuzun, 200 milyon dolar civarında cirozumun sadece 100 milyon dolar kadarı ve dolayısıyla ihracat hedefimizde 50 milyon dolara gelmek, çünkü iç pazarı bırakmamız da mümkün değil ve öyle zannediyorum ki bu seneki gidişatla 30’un da üstüne çıkmış olacağız. Hedeflediğimiz istikamette gidiyoruz denilebilir.

H. D.: Az önce şirket haberleri içerisine koydum, özellikle çünkü yeni siparişlerden bahsediyoruz ve Çin gibi bir pazardan gelen yeni bir siparişten bahsediyoruz. Başka var mı, sizin özellikle ilgilendiğiniz yeni pazarlarlar ya da böylesi yeni hacimlerle gelen yeni talepler?

Ö. Ş.: Şimdi, biz söylediğiniz gibi 53 tane ülkeye ihraç ediyoruz ve bunların sayısı bazen 51’e iniyor bazen oluyor, bizim hedeflediğimiz yeni bir pazar yok ama bu 50’nin üzerindeki pazarı muhafaza etmek istiyoruz. Bizim son 2-3 seneden beri açıldığımız muhtemelen daha önceki konuşmalarımızda da bahsetmiştim körfez ülkeleri. Eskiden bundan 5-6 sene öncesine kadar körfez ülkelerine ihracatımız çok azdı, orda daha ziyade Avrupa menşeili veya yerli mallar tercih ediliyordu. Türk malları ikisinin arasında kalıyordu. Epey uğraştıktan sonra son 2 – 2,5 senedir oraya ihracatlarımız baya büyüdü. Büyük rakamlı işler var mesela geçen sene 3 milyon dolarlık Dubai Havaalanının klimalarını verdik. Şimdi Abu Dabi Havaalanı ve Riyad Havaalanı için uğraşıyoruz ve bunlar çok büyük rakamlı işler. Dolayısıyla biz ülke sayısını arttırmaktan ziyade bu ülkelerdeki müşterileri muhafaza etmek ve büyük projelere gitmek istiyoruz. Çünkü bizim tüketim malları gibi sürekli satılan değil, projelere göre üretilen ve o projeye satılan ürünler imal etmekteyiz. Onun için bu 50 civarında ülke bizim için zannederim yeterlidir. Çin portföye yeni girmedi zaten portföyde vardı...

H. D.: 90’lardan beri değil mi, devam ediyor...

Ö. Ş.: Ama Çin’i şimdi biraz daha genişleteceğiz, yakın bir gelecekte oraya ısıtma ürünleri ihracatına da başka bir müşteriyle başlıyacağız. Zaten artık Dünya o kadar global bir yer haline geldi ki siz bir kere bir oyuncu olarak görüldüğünüz zaman her tarafta gidip geliyorsunuz.

H. D.: Arkası iplik söküğü gibi geliyor diyorsunuz.

Ö. Ş.: Geliyor evet evet.

H. D.: Şimdi bakıyorum özellikle EMEA bölgesinde bu Çatı tipi klimalar tarafında Carrier tek üretici konumunda öyle değil mi?

Ö. Ş.: Şöyle Alarko tek üretici, Carrier değil, yani Alarko Carrier olarak biz bu bölgedeki tek üreticiyiz evet.

H. D.: Ve dolayısıyla böylesi bir tek üretici olma sebebiyle çok da büyük bir potansiyelden orda söz ediliyor. Bu potansiyeli rakamsal olarak ifade etmek gerekirse nasıl bir rakam söyleyebiliriz?

Ö. Ş.: Şimdi, bizim şu andaki satışımızın büyük bölümü ihracatadır ve bunlara Roof Top Çatı Tipi deniliyor ve şu anda aşağı yukarı 3 – 3,5 milyon dolar civarında bir rakama geldik. Ama bunu gelecek yıl seriyi daha büyültmek suretiyle, 3 yıl içinde 10 – 15 milyon dolara çıkartma potansiyeli var. Şu anda bizde en önde giden Çatı Tipi Klimalar değil. Klima Santrali denilen, her projeye özel olarak üretilen ve sırf o proje için yapılan Klima Santralleri, İngilizce’de Air Handling Unit diyorlar. Orada çok ileri gittik, çok büyük projeler var. Fransa’da ki Nice ve Lyon Stadlarından, Avustralya’daki üniversitelere kadar 50 ülke derken bunların hepsi özel projeler.

H. D.: İç talep, iç pazarda daha doğrusu tablo nasıl? Orada nasıl ilerleniyor? İki tane önemli nokta var orada. Bir tanesi hızla devam eden kentsel dönüşüm projeleri, biliyorsunuz. Adeta bir dev inşaat alanına dönüşmüş durumda ülkemizin her yeri bir taraftan öyle. Diğer yandan da aslında konut sektörünü bugün yine sabah saatlerinde TÜİK’in rakamları vardı. Belli bir yavaşlamadan da söz ediyordu. Her ne kadar Ağustos ayı iyi geçmiş olsa da rakamlara göre. Acaba her ikisinden de Alarko Carrier nasıl etkilendi ya da nasıl fırsat yakaladı?

Ö. Ş.: Şimdi Alarko Carrier üzerinden ziyade bunu sektör geneline bakalım. Bizde sektörde muhtelif derneklerimiz var: ıIsıtmacıların, klimacıların hepsinde biz yönetimindeyiz ve oralarda bunu nasıl fırsata dönüştürürüz diye herkes şey yapıyor. Ancak İklimlendirme sektörüne baktığımız zaman klima tarafında, bir önceki yıla göre %30’un üzerinde bir sektörde adetsel bazda daralma var. Isıtma tarafında da bu aşağı yukarı %20’lere geliyor. Konut sektörü bunların hepsi belli dinamikler, ama esas başka dinamiklerde var. Yani Türkiye’nin büyüme hızı düşünce, efendim insanlarda düşünceler, öncelikler değişince, çek senet yasasının gelmesiyle beraber insanlarda acaba sattı mı, tahsil edebilir miyim endişelerinin oluşması, taksit sayılarının sınırlanması gibi sebeplerle hem ısıtma tarafında hem klima tarafında iç pazarda sektörel olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki bir daralma var. Bizim açıkladığımız rakamlara baktığınız zaman satışlar toplamında bir azalma görmüyorsunuz çünkü bizim ihracıtımız bir önceki yıla göre %50 arttı. Üstelik de kurda yüksek kurdan değerlendiği için sanki genelde bir yükseliş var gibi görünüyor ama bu yükseliş ihracatın getirdiği rüzgarla oluyor. İhracat az önce karlı mıdır, değil midir dediniz. İhracatın karlı olması iki meseleye bağlı: bir tanesi kura bağlı. Kur yükseldikçe, ikincisi de Euro ve Dolar arasındaki pariteye de bağlı. Girdilerinizin bir kısmını bazı yerlerden Dolar’la alıyorsunuz, ürünleri Euro’yla satıyorsunuz veya tersi oluyor. Bu ikisine bağlı ama son bir yılda diyebiliriz ki bu yükselen kurla ihracat bizim ve sektördeki pek çok kimsenin de yüzünü güldürmüştür.

H. D.: Peki biraz bilanço rakamlarına bakalım mı birlikte? Ben sizi en son Temmuz ayında ağırlamıştım burada, o zaman ilk çeyrek rakamlarına bakmıştık birlikte ve göz kamaştırıcıydı, bilhassa karlılık tarafında. İkinci çeyrek ona nazaran biraz daha zayıf geçmiş görünüyor rakamlar tarafında. Karlılık rakamlarına bakıyorum 10 milyondan, 4 milyona bir gerileme var zannedersem ikinci çeyrekte...

Ö. Ş.: Olmaması lazım...

H. D.: Benim aldığım notlarda bir miktar, siz daha iyi bilirsiniz rakamları aslında öyle paylaşalım. Benim sormak istediğim böylesi bir tabloda acaba ana etmenler neler oldu? Yılın geri kalanı nasıl geçiyor? Hatırlarsanız o zaman ikinci yarı biraz daha zor geçebilir diye konuşuyorduk. Özellikle iç talepteki daralmadan ötürü. Hem de ikinci çeyrek bilanço rakamlarına bakalım hem de üçüncü çeyrek nasıl geçiyor izleyicilerimize biraz tüyo verelim.

Ö. Ş.: Şimdi çok sık ve hızlı konuştuğumuz için rakamlarda yanılıyor olabiliriz ama genel bir söylemek, dediğiniz doğru bizim birinci çeyrek rakamlarımız hakkatten nefes kesiciydi. Karlılık geçen senenin 3 katıydı yani geçen senenin aynı dönemine baktığınız zaman aşağı yukarı 3 milyondan 9 milyona çıkmış gibi bir kar vardı. Ben demiştim ki ikinci çeyrekte bu hız böyle bir şey olamaz. Çünkü bu dönemsel bir şey, elimizde çok muazzam ihracat siparişleri vardı ve çok yükselen kurdan yapılan satışların o döneme yansımasıydı. Gerçi ikinci çeyrek sonuçlarına baktığınız zaman karlılıkta bir gerileme yok. Geçen senenin karlılık rakamından hala %40 öndeyiz. Ama birinci çeyrekte 3 katı olan şey, ikinci çeyrekte sadece artık kırka indi. Zannederim bu azalan, yani üçüncü çeyrekte de geçen seneden daha iyi bir rakam olmasını bekliyoruz. Fakat dördüncü çeyrek itibariyle geçen senenin son çeyreği muazzamdı onu yakalayamayacağımız için geçen seneyi egale edersek veya biraz geçersek toplamda, kendimizi başarılı adledeceğiz. Az önce söylediğim gibi bizim aşağı yukarı %80-90 satışlarımız iç pazarlara ve iç pazarda da çok büyük bir hareketlilik ve canlılık yok aksi var, onun için.

H. D.: Kurdaki yükseliş de, ki dolar endeksinde ciddi bir yükseliş başladı diyorsunuz ve devam ediyor da. Amerika’dan gelen sinyaller ya da işte yatırımcının bakış açısında da çok net görüyoruz ki uzun dönemde dolarda bir yükseliş öngörüyorlar ama dördüncü çeyrekte o performansı biraz daha hızlandırmaya yetmeyecek...

Ö. Ş.: Yok şöyle, şimdi bizim dediğim gibi ihracat siparişlerimiz böyle sürekli fırından ekmek satar gibi çıkıp satılan şey değil. Tam terzi usulü, yani geliyor, yapıyorsunuz ve veriyorsunuz. Eğer dördüncü çeyreğe sevk edilecek, faturalanacak çok muazzam işleriniz varsa ve o sırada da kur yükselmiş ise o döneme mahsus hakikatten iyi bir şey elde etmek mümkün. Bu sene regüler gidiyoruz. Biz bu kurun yükselişinin son çeyrekte büyük bir hıza kavuşmayacağını düşünüyoruz, yani daha doğrusu benim hissiyatım arkadaşlarımla da değerlendirdiğimiz zaman; böyle çarpıcı geçen sene biliyorsunuz birdenbire 1,80’lerden fırlayıp 2,20 küsurlara giden müthiş bir sıçrama vardı. Şu anda zaten 2,24’ler civarında bunun böyle büyük bir sıçrama, roketleme yapmasını beklemiyoruz.

H. D.: Forvet nasıl, ikinci çeyrek rakamlarında ve devamında yılın nasıl gelişecek, ne öngörüyorsunuz?

Ö. Ş.: Az önce söylediğim trendde geçecektir.

H. D.: Peki biraz Borsa’daki performans ile ilgili sorular da var, onları yönelteyim size. Önce şeyden başlıyım isterseniz, mevcut halka açıklık oranı Alarko Carrier’ın %14 seviyesinde. Merak edilen acaba göreceli olarak düşük denilebilir deniyor ve Alarko Carrier ikinci bir halka arz acaba düşünür mü? diye soruluyor.

Ö. Ş.: Şimdi bu tür sorular geçen sefer de gelmişti ben önce bir genel bir cevap veriyim. Halka arz, halktan çekilme, temettü vs. gibi konular Genel Kurul’un alacağı kararlarla olur. Ben şirketin profesyonel en tepe yöneticisiyim. Genel Kurul adına bir açıklama yapmam söz konusu değil ama benim bildiğim kadarıyla şu anda halka arz durumunda herhangi bir iki yönde de bir değişiklik düşünüldüğünü ben bilmiyorum.

H. D.: Temettü?

Ö. Ş.: Temettü ise daha gelecek senenin Mart Nisan’ına kadar beklememiz gerekiyor. Onun için Borsa’daki performanslara gelince bu konuda çok belli gruplardan çok fazla mailler alıyorum ve hepsine de standart bir cevap veriyorum. Diyorum ki; biz profesyonel yöneticilerin görevi şirketin mali tablosundaki rakamları ve şirketin saygınlığını iyi bir noktada tutmaktır, rakamlarımız iyi noktada mı, iyi noktada. Marka değerimiz artmış mı, geçen seneye göre artmış. Demek ki biz görevimizi yapmışız hisse senedinin fiyatı ise tamamen bizim dışımızda ayrı bir piyasada olur. Bizim buna ne etki etmemiz mümkün, ne bu konuda fikir söylememiz mümkün. Onun için yanlış adres.

H. D.: Peki bir arada istiyor şirketin plan ve hedeflerini öğrenmek de yatırımcı açısından önemli diyelim, biz oradan kaldığımız yerden devam edelim. Yine aslında hem yatırımcı için hem de Alarko Carrier’ı şirket olarak takip eden ve CEO olarak sizin performansınızı da konuşmak adına bir soru bu. Alarko nakit konusunda sıkıntı çekmeyen şirketlerden bir tanesi. Hatta piyasada da nakit zengini şirketlerden biri olarak hep sayılır. Hatta bir izleyicimiz yine hisse senetleri tarafına gönderme yaparak platin adlı izleyicimiz “öz sermaye biriktiriyor, sermaye artışına gitmeye düşünür mü?” diye sormuş. Ben de bu nakit imkanlarıyla acaba yeni satın almalar önümüzdeki dönemde planlar mısınız, öngörür müsünüz? Böylesi hedefler var mıdır diye sormak isterim.

Ö. Ş.: Şimdi geçtiğimiz yıllarda nakit fazlasını böyle değerlendirmek üzerine muhtelif zihin egzersizleri hatta daha ileri gelen egzersizler yaptık, olmadı. Olumlu sonuçlanmadı, gelişmedi. Şu anda ise üzerinde çalıştığımız böyle bir konu yok. Nakit fazlası biliyorsunuz biz vergileri, temettüleri vs. leri ödedikten sonra nakdemiz belli bir noktaya kadar iniyor bize dışarıdan bir nakit pompalanmıyor, yani sermaye, halka açık, arz durumunu arttırarak bir para toplamıyoruz veya bu şirketin kendi kendine kan yapmasını ve gürbüzlüğünü gösteren bir şey. Öte yandan bu paradan para kazanmamak için de döviz alacak ve fazlalarını sürekli forward’la faaliyet dışı giderleri, artı eksi belli bir yerde tutmaya çalışıyoruz. Yani paradan para kazanmak veya kaybetmek ikisi de bizim hesaplarımızda değil. Temettü meselesi de yine Genel Kurul’un Nisan ayından sonra alacağı bir karara bağlı bir şeydir.

H. D.: Peki gelecek 5 yılda diyelim, gelecek yıl ve sonrasında Alarko Carrier’ı nerde görüyorsunuz? Nerede konumluyorsunuz? Biraz daha uzun vadeli hedeflere bakarsak sizin de şirketin Genel Müdür’ü olarak görmek istediğiniz, hedeflediğiniz yer neresidir?

Ö. Ş.: Şimdi biz bakın Türkiye’de iklimlendirme sektörü denildiği zaman en büyük şirket değiliz. Zaten Alarko’nun bütün prensibi budur en büyük değil en saygın olabilmek. Fakat öyle zannediyorumki en saygın şirketlerden biriyiz. Hiç kimseye borcumuz yok, efendim kimseyle bir problemimiz yok, müşterilerle ilişkilerimiz gayet iyi, çalışanlarla gayet iyi, birincisi bunu sürdürülebilir kılmak. Bu uzun yıllardır böyle geliyor. Bu yıl şirketin 60. yılı Joint Venture’ın 16. yılı, ben de aşağı yukarı 19 yıldır bu pozisyondayım. Bunu, bunun sürdürülebilirliğini götürmek lazım. Fakat bu 19 yıl içinde sektördeki ve piyasadaki oyuncular değişti, oyuncuların sahipleri değişti, bir sürü birleşmeler acquisitions işte vs. vs. oldu biz hala bu sektörün içinde değişmeyen, saygınlığını koruyan, karlılığını koruyan ve sürdürülebilir faaliyet yürüten bir şirketiz, birinci ilkemiz budur. İkinci, hep söylediğim gibi biz üretimimizi arttırmak ve bu üretimimizin en az yarısını yani 50 milyon dolar, minimum bugünkü rakamlarla ciro büyürse onu da büyütmek suretiyle ihracat yapmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bütün ülkenin bir 2023 hedefleri var ve aynı zamanda şunu biliyoruz ki bir oyuncu olmak yerel olmakla mümkün değil. Yani uluslararası bir oyuncu olabilirsen kabul görüyorsun. İkinci hedefimiz budur. Üçüncüsü de belki bizim iki tane ayrı fabrikamız var. Bunları biraz daha uzmanlaştırarak bir tanesinde ısıtma tarafını geliştirmek, bir tanesinde de bu ihracata dönük klima tarafını geliştirmek gibi 5 yıllık bir stratejimiz var. Bu bizi Türkiye’nin büyümesine paralel nerelere götürür bilmiyorum ama bu sürdürülebilir ve saygın konumu ve karlı konumu korumak hedefindeyiz.

H. D.: Peki, çok teşekkür ederim Önder Bey...

Ö. Ş.: Rica ederim...

H. D.: Bu notlar ve değerlendirmeler için kolaylıklar diliyorum hedefleri gerçekleştirme konusunda. Alarko Carrier Genel Müdür’ü Önder Şahin ile birlikteydik. Ne dedi kısaca bir bakalım isterseniz; hep birlikte aslında şirket olarak hedefimiz üretimimizin yarısını ihraç etmek değerlendirmesinde bulundu Sn. Şahin ve ülke sayısını arttırmak yerine müşterilerimizi muhafaza etmek ve projeleri arttırmak istiyoruz dedi.

Tümünü Temizle
Karşılaştır