Hata oluştu. Lütfen tekrar deneyiniz.
X
Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
EN TR
TR
EN
Kombi Kazan Isı Pompası Güneş Kolektörü Brülör Radyatör Isı Gideri Paylaşım Sistemi Yardımcı Ürünler
Bireysel Soğutma Merkezi Soğutma
Dalgıç Pompa Santrifüj Pompa Dalgıç Pompa Motorları Hidrofor Sirkülasyon Pompa
Bina Yönetim Sistemleri Enerji Verimliliği Danışmanlık Hizmetleri Isı Paylaşım Hizmetleri Satış Sonrası Hizmetleri
Yetkili Satıcılar Yetkili Servisler Tüketici Destek E-Ticaret Destek
Genel Bakış Faaliyetler Referanslar İnsan Kaynakları Yatırımcı İlişkileri Medya Kişisel Verilerin Korunması
ANASAYFA
Isıtma
Soğutma
Su Basınçlandırma
Mühendislik Hizmetleri
Destek
Kurumsal
İletişim

ALARKO CARRIER GENEL MÜDÜRÜ ÖNDER ŞAHİN, BLOOMBERG “AKILLI PARA” PROGRAMININ KONUĞU OLDU

H. D.: Akıllı para devam ediyor Alarko Carrier Genel Müdür’ü Önder Şahin’le birlikteyiz. Önder Bey Hoşgeldiniz.

Ö.Ş.: Merhaba Hoşbulduk.

H. D.: Az önce sordum, bazı hamlelerden eskidi onlar dediniz, yeni şeyleri konuşalım istiyoruz Alarko Carrier adına, hem yatırımcıya ufuk açsın hem de bizler öğrenelim diye. İlk çeyreği, ilk ikinci çeyrek bilançoları yakın zamanda geliyor olacak ama en başından başlayalım. Yıla Alarko Carrier nasıl başladı ve ilk çeyrek nasıldı, ikinci çeyrek rakamları tatmin edici olacak mı, ne dersiniz?

Ö.Ş.: Şimdi bizi izleyenler, yani özellikle yatırımcılardan bilançoya bakanlar herhalde birinci çeyrek bilançosundan şaşkına dönmüşlerdir. Çünkü satışlar %26 artmış, karlılık %300 artmış, yani sanki müthiş bir performans varmış gibi. Tabi bu performansın dinamikleri değişik. İkinci çeyrek sonuçlarını henüz alıyoruz. İkinci çeyrekte bu kadar çarpıcı olmasa bile hala bunun etkisi geçen yıldan daha iyi sonuçlar görücez, fakat bu sonuçların dinamikleri enteresan.

H. D.: Evet nedir onlar? Bir bakalım, hatırlayalım tekrar?

Ö.Ş.: Yani şöyle, iç pazarda bir sıkıntı var. Buna karşılık biz aynı zamanda sanayici olduğumuz için bu ve ihracatlarımız olduğu için, gelişen pazarlarla, ihracat rakamlarıyla ve özellikle son geçen senenin son çeyreğinde artan kurun ihracat ve dövize bağlı satışlardaki getirisiyle ki bu birinci çeyrektede devam etti, biz bu sonuçları aldık. Yani eğer sepet yumurtalar birden fazla sepetteyse bir tarafta sıkıntı olsa bile öbür taraf sizi ayakta tutuyor. Bizim ikinci çeyrekte de bu devam etti, yani bizim şu andaki ihracatımız; diyelim ki geçen seneden %50 fazla ve üstelik de bunu bir yıl öncesine göre çok daha iyi bir kurla yapıyoruz. İç pazarda sadece biz değil, bizim bulunduğumuz sektör, belki biliyorsunuz İklimlendirme Sektörü diye tanımlanıyor, yani hem serinletme hem ısıtma, yani iç mekanda insanları iyi bir iklime kavuşturma. Burda ağırlıklı olarak ısıtmacı olanlar var ağırlıklı olarak serinletici olanlar var ve bunların hepsinin de dernekleri var ve bu dernekler de bir mecliste birleşiyor ve hatta İklimlendirme İhracatçıları Birliği var. Çok örgütlü bir sektörüz onun için her dernek Survey de yapıyor, yani istatistikler yapıyor, kaç tane satıldı, ne oldu? Baktığınız zaman sektörde 2011’den bu yana adetsel olarak hep gerileme var, hem serinletme tarafında hem ısıtma cihazları tarafında.

H. D.: İç pazardan bahsediyoruz tabi...

Ö.Ş.: İç pazarda bir gerileme var, bir azalma var. Tabi bunun da kendine göre dinamikleri var, yani 2011 yılına baktığınız zaman Türkiye’nin %8 büyüdüğü bir yerde sektörün hepsi büyüyor ve siz ona göre mobilize oluyorsunuz. Sonra birden bire bu %4’lere %2,5’lara düşünce... ama işte hep söylerim belki size de söylemişimdir; Allah bir kapıyı kapıyor bir kapıyı açıyor. Yani Avrupa’da bir sıkıntı oldu. İhracat sıkıntısı doğdu fakat birden bire Türk ürünlerini özellikle Ortadoğu’da, Körfez ülkelerinde büyük imkanlar buldular sanayiciler en azından bir öyle bulduk, diğerlerinin de bulduğunu biliyoruz. Böylece iç pazardaki azalmayı orayla dengeliyoruz efendim. İşte kurun tabi sektöre çok etkisi var. Özellikle sanayiciye çok etkisi var, bizim bilançoları yine inceleyenler bilirler kurun çok düşük olduğu zamanlarda bizim üretimden satışlarımızda da sıkıntı başlar. Tam tersi kur yükselmeye başladığı zaman o taraf böyle su almış çimenler gibi güzel yeşerir, öbür taraf biraz daha gider.

H. D.: Kur etkisi tam olarak ne kadardı ilk çeyrekte? İkinci çeyrekteki katkısının ne düzeyde olmasını öngörüyorsunuz?

Ö.Ş.: Şimdi, biz ikinci çeyrek için daha doğrusu birinci çeyrekten sonra kurun stabilize olduğunu düşünüyoruz. Artık kur 2,22’lere çıktı Ocak sonunda, sonra işte 2,11’ler filan şimdi 2,12 – 13 oralarda stabilize oldu. Hatta sepet kurda 2,50 civarında stabilize oldu ve herkes de kendini bu rüzgara göre ayarladı yani borçlar ve alacaklar, o dengeler kuruldu. Fiyat ona göre teşekkül etti. Bundan sonra, yani ikinci çeyrekten sonra artık aynı rüzgar öyle bir daha hızlı esmez diye düşünüyorum.

H. D.: Yani yılın ikinci yarısı biraz daha zorlu mu geçecek bu anlamda sizin için?

Ö.Ş.: Biraz daha zorlu ama biraz daha stabil geçer diye düşünüyoruz. Bu birinci çeyrekte dediğim gibi biz çok olumlu, geçen senenin son çeyreği ve bu senenin ilk çeyreği ve hatta ikinci çeyreği bu artan kurun, bastırılmış kurun yükselmesinin çok faydasını gördük. Yani çünkü o kadar senedir hazırladığımız ihracat pazarları böyle güzel bir tesadüfle birleşince iyi oldu. İç pazar ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra, artık ondan sonra çok fazla bir bilinmezlik kalmayacağı için, tabi biliyorsunuz başbaşakınımızın bir şeyi var, faizlerin indirilmesi konusunda bir iradesi, inancı, ifadeleri var. Tabi bu indirmenin kura etkileri de hafif tefek sallantılar geçirtse de, belirsizlik ortadan kalktıktan sonra ikinci yarının sektör için daha iyi olacağını, en azından çok büyümeler olmasa bile gayet stabil gidiş olacağını düşünüyoruz.

H. D.: Geçtiğimiz yıla kıyasla 2014’ün nasıl tamamlanacağını ön görüyorsunuz? Peki sektör olarak hedef nasıl, sonra Alarko Carrier’ı da sorucam tabi, ne kadarlık büyüme, karlılık, satışlar anlamında rakamlar nasıl farklılaşır geçen yıla göre?

Ö.Ş.: Şimdi dolar bazında bakarsanız, biz dolar bazında herhalde geçen seneyi tekrar ederiz. Çünkü geçen senenin özellikle son çeyreği muazzamdı. Yani muazzamdı dolayısıyla biz bir önceki yıl 26 milyon lira civarında kar etmişken, geçen yıl o 42’ye çıktı, en büyük etkide son çeyrekte gelmişti, bu yıl da tam tersi oldu. O büyüklükte olmasa bile, ilk çeyrekte muazzam bir karlılık geldi, ikinci çeyrekte de buna benzer bir trend devam edecek, fakat üçüncü ve dördüncü çeyreklerin daha düz gideceği için her ikisinin toplamlarının aşağı yukarı dengede olacağını düşünüyoruz. Eğer dediğim gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra işler daha stabilize olur, memlekette biraz büyüme canlanır, hareket oluşursa o zaman geçen seneden daha iyi sonuçlar almak mümkündür.

H. D.: Sizin öngörünüz ne tarafta daha çok yoğunlaşıyor? Yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra daha sakin bir ortam mı öngörürsünüz, yoksa soru işaretleri hala olabilir mi?

Ö.Ş.: Şimdi tecrübelerimiz bize bunu gösteriyor. Yani bizim Türkiye’de bir şey vardır. sendrom vardır. Biliyorsunuz -den sonrasında, bayramdan sonra, tatilden sonra, Pazartesi’den sonra, şimdi hep böyle ötelenir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra artık gerçi bir genel seçim var ama o seçim bize öbür seçimin nasıl olacağını aşağı yukarı göstereceği için yani en azından biz öyle düşünüyoruz. Artık bir sükunet olur diyoruz hiç kuşkusuz hiç söz etmediğimiz etkiler var, yani önce kuzeyde Ukrayna’da tatsızlıklar oldu...

H. D.: Irak diğer yandan değil mi?

Ö.Ş.: Irak diğer yandan, önemli bir pazardı Türkler için. Bu, o pazarın orda tıkanması önce yakınlarına sonra diğerlerine etkiledi, inşalah bunlarda stabilize olursa...

H. D.: Sizin var mıydı o tarafda ihracatınız? Ne kadar etkilendi, varsa?

Ö.Ş.: Bizim vardı. Şu anda orda böyle sarsıntılı olan aşağı yukarı 1,5 milyon dolar, çok büyük değil. Yani iş tamamlanamadığı için, herkes çekildiği için ortada kalan bir konumuz var. Ama biz o 1,5 milyon doların başka pazarlardan telafi edebiliriz. Çünkü biz aşağı yukarı 52 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bir pazarın kapanması dediğim gibi; Allah bir kapıyı kapıyor öbür kapıyı açıyor.

H. D.: Yeni kapılar var mı bu dönemde zorladığınız, girmek istediğiniz?

Ö.Ş.: Mesela geçen sene hiç daha önce girmediğimiz İrlanda pazarına girdik efendim. 4-5 senedir Çin’e hiç ihracat yapmıyorduk, yeniden Çin’e ihracat yapmaya başladık. Dolayısıyla bizim belli pazarlarımız var. Onlar kendi dinamikleriyle bazen bir tanesi azalıyor bazen bir tanesi çoğalıyor. Bizim Türkiye olarak sadece komşulardan değil artık, bütün dünyayla irtibatımız var. Yani sadece biz değil, bütün sektörler böyle oldu. Dünya çok ufaklaştı, küçüldü, ulaşım iletişim o kadar kolaylaştı ki herkes heryerden alıyor satıyor.

H. D.: Alarko Carrier’ın planları nasıl şekilleniyor? Yılın geri kalanını nasıl ön görüyorsunuz? Ve yıl sonu ulaşmayı hedeflediğiniz rakamlar nasıl? Bir de tabi geçen yılın sonuna ya da bu yıl başına göre revizyonlar yaptınız değişen doğrulara göre?

Ö.Ş.: Hayır, hayır revizyonlar yapmadık ama bizim her sene bir hedefimiz vardır. Her sene reel %5 ila 10 arası büyüme ve tabi bunun dip rakama getireceği etki. İstikrarlı, sağlıklı, hazmedilebilir sadece kendimizin değil, dağıtım teşkilatının, bayilerin, servislerin herkesin altından kalkabileceği belli bir büyümedir. Bu yılki hedefimiz de o, onu yakalayabileceğimizi ümit ediyoruz.

H. D.: Yine 5 ile 10 arası bir büyümeden bahsediyorsunuz.

Ö.Ş.: Şimdi planlara gelince içinde bulunduğumuz sektör, sadece içinde bulunduğumuz sektör değil bütün, hem dünyada hem Türkiye’de. Biliyorsunuz bu enerji tasarrufu müthiş birşey. Bu enerji tasarrufu aynı zamanda binalarda enerji performansı yönetmelikleriyle bütün kullanılacak cihazların çok daha yüksek verimli olmasını gerektiriyor. Türkiye’de zannedersem ithal edilen, daha doğrusu kullanılan enerjinin yarıdan fazlası konutlarda kullanılıyor. Daha doğrusu 3’te 1’iyle 4’te 1’i arasında bir oran. Bu konutlarda kullanılan enerjinin de %60’a yakını ısıtma ve soğutmada kullanılıyor. Onun için bizim ürünlerimizle ilgili hem serinletme hem ısıtma tarafında...

H. D.: Enerji oburu ürünler biraz değil mi? İklimlendirme ürünleri hem kliması hem ısıtıcı bir miktar öyle...

Ö.Ş.: Evet, hem kombi doğalgaz yakan kombi, ama bunlar da her sene artan oranlarda yüksek verimlilikle çalışan cihazlar. Dolayısıyla bir sektöre girdiğiniz zaman sürekli her iki üç senede bir onun daha yüksek verimlisini, daha az yakanını, daha az hem bu regülasyonlara uymak için hem tercih edilen olmak için. Çünkü vatandaş birşey alacağı zaman önce bunun fiyatına bakıyor fakat fiyatından daha önemlisi bunun tüketimine bakıyor. Çünkü bir defa bedel ödeyip alıyorsunuz ama ondan sonra her ay elektrik veya doğalgaz faturası ödüyorsunuz. Onun için herkes daha verimli cihazlar yapmaya çalışıyor. Bizim de planlarımız hem yasaların öngördüğü hem rakipler arasında öne çıkabileceğimiz fark yaratabileceğimiz daha iyi cihazları yapmak.

H. D.: Ürün çeşitliliğide önemli. Bu dönem içerisinde yeni ürün planları var mı? Çünkü geçtiğimiz dönemde hem yeni ürün hem de yeni yatırım anlamında Alarko Carrier’a çok büyük katkılar sağlayan projeleriniz vardı. Yine o mifalde yeni projeler peşinde misiniz hem ürün hem de iş birliği anlamında...

Ö.Ş.: Ürün olarak az önce söylediğimi daha genişletirsek; biz yaptığımız pompaları da, ürettiğimiz Rooftopları da, hem daha büyük kapasiteli hem daha yüksek verimli yapmak üzere zaten sürekli, çünkü bizim Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı Ar-Ge merkezimiz var. Bu Ar-Ge merkezinde 50 civarında mühendis çalışıyor ve sürekli yeni birşeyler bulur kendi konumuzda öne geçmek için çabalıyoruz. Bunun dışında yepyeni bir alana girmek gibi yepyeni bir tesis kurmak gibi birşeyimiz yok ama burada tercih edilen, öne çıkan en yüksek verimli cihazları yapan şirket olma çabamız var.

H. D.: 5-10 düzeyinde bir büyüme öngördüğünüzü söylediniz. Burda büyüme ağırlıklı nerden geliyor olacak, yine ihracat tarafından mı? Ö.Ş.: Evet ihracat tarafından. Şimdi bizim mesela dediğim gibi %50 civarında geçen yıla göre ihracıtımız artmış. Bu artan kuru biliyorsunuz, ihracatçıya büyük rekabetçilik imkanı sağlıyor. Ordan geleceğini tahmin ediyoruz, önümüzdeki sene de inşallah iç pazarın büyüme hızı artar, iç pazar da tekrar canlanırsa bu sefer ordan gelir böyle gediriz.

H. D.: Ne kadarlık bir büyüme öngörmek lazım, içerdeki tüketim tarafında işçi talep tarafında?

Ö.Ş.: Valla bakın şimdi ben burdan görüyorum. Babacan’ın açıklaması var diyor ki; ben %4’lük bir büyüme... şimdi daha önce 2,8 deniyordu 2,8’le 4 arası bu iyi bir büyüme ama ortalama 5 yıl %5 hedefinin biraz altında. 2011’deki %8’lerin daha gerisinde. Bu sene 4 olursa inşallah seneye 5, ondan sonra 5, 5, 5, 2023 hedefine gideriz.

H. D.: Sizin Alarko Carrier olarak planlarınızda aldığınız büyüme oranı ne düzeyde? Yine sizde %4’ler düzeyinde bekliyor musunuz yoksa?

Ö.Ş.: Biz %4’ler civarında beklemiştik, çünkü biz hedeflerimizi Eylül ayında başlayıp Aralık’ta neticelendiriyoruz. Kurun hızlı yükselişi ve büyüme rakamlarının etkilenmesi Aralık’tan sonra oldu. Dolayısıyla biz geçen yıl bu şekilde kurmuştuk. Hatta kuru yılın sonunda 2,7 olarak biteceğini düşünüyorduk 2,07 orda biraz yanıldık ama şimdi olaylar bizim hedeflere yaklaşıyor.

H. D.: Artık şirketler ne sık revizyon yapmak zorundalar değil mi? Bir planla yola çıkıp yıl boyunca onunla ilerlemek mümkün değil, bazen haftadan haftaya bile değişiklik yapmak gerekiyor.

Ö.Ş.: Biz genel olarak değişiklik yapmıyoruz, ancak sapma izahatları yapıyoruz. Böyle demiştik böyle oldu, sebebi şudur şurdan geldi, burdan geldi falan filan diye... Çünkü o koşullar değiştikçe tekrar hedefe rotaya girmek mümkün olabiliyor.

H. D.: Doğru. Peki izleyicilerimizden sorular var. Mesela Murat Keskin demiş ki: yatırımcıya müjdeniz var mı? Yüksek temettü gibi demiş. İki temettü görüyorum yılbaşından bu yana. Alarko Carrier tarafında bundan sonraki dönem için ne söylemek lazım?

Ö.Ş.: Şimdi bu temettü meselesi biliyorsunuz Yönetim Kurulu kararı, ben bir profesyonelim yani Yönetim Kurulu toplanıyor o kararla, ama şunu söyleyebilirim. Biz her sene SPK’nın limitlerinin üstünde temettü dağıtıyoruz. Bu sene zannedersem geçtiğimiz yıldan daha da fazla bir temettü dağıttık. Onun için böyle gelecek yıla ilişkin bir spekülasyon yapmam mümkün değil.

H. D.: Peki biliyorsunuz, sanayi şirketleri için son dönemde bir konsodilasyon çağrısı var. En son ISO 500’ün biz bir önceki bölümde de sanayi konuşuyorduk bugün bir de sanayi üretim verisi açıklandı. Biliyorsunuz Mayıs ayı pek iyi bir ay olmamış sanayi üretimi açısından. ISO 500 listesi açıklanırken de ISO başkanının değerlendirmelerini de özellikle de öz kaynakların aktiflere oranına bakaraktan bundan sonraki dönemde biraz daha sağlam bir yapı için şirketleri birleşmeye, konsolide olmaya çağırıyordu. Şimdi Alarko Carrier zaten bir birleşmenin iş birliğinin sonucu bir şirket. Alarko ve Avrupa’nın devi Carrier ile birlikte ama bu iş birliğini geliştirmek olabilir ya da yeni dönemde yeni işbirlikleri, yeni birleşmeler, satınalmalar belki olabilir, böylesine yeni planlarınız var mı, onuda yinede sormak isterim?

Ö.Ş.: Şimdi üzerinde düşündüğümüz, çalıştığımız birşey yok, eğer böyle birşey olsa zaten ciddiyetle olsa SPK’ya Kamu Aydınlatma Platformu’na falan bildirmemiz gerek. Ancak biz Carrier’ın dışında da iş birliği yaptığımız yabancı firmalar var, yani bizim malımızı alan satan biz de onların malını alıp sattığımız, mesela bunların en önemlilerinden bir tanesi Alman Wolf firmasıdır. Biz ısıtma tarafında kendi ürünlerimizin yanı sıra Wolf’ün ürünlerini de Türkiye’de satarız. Bu işbirlikleri zaman zaman genişler, zaman zaman daralır. Bazen onların malını burada üretmek olur, bazen fason yapmak olur. Ama sizin söylediğiniz gibi konsolide şirket alma, şirket satma, birleşme gibi bir plan şu anda gündemde değil.

H. D.: Enteresan sorular var. “Borsa’dan çıkmayı düşünür müsünüz?” diye sormuş bir izleyicimiz, Demirdöküm’ü örnek göstererek. Tabii öyle değil, ama Borsa’da ki performansı nasıl değerlendirmek lazım belki onu sorabilirim size, düşünmüyorsunuzdur herhalde diye düşünüyorum?

Ö.Ş.: Şimdi bizim Borsa’dan çıkmak gibi planımız yok. Bizim zaten %16 halka arzımız var. Demirdöküm’le bizide karşılaştırmamak lazım. Demirdöküm zannediyorum ki Koç Grubu bunu Alman Vaillant’a sattıktan sonra herhalde belli bir dönem içinde Borsa’daki hisselerini halka arz kısmını o kadar azalttı ki %1.6 falan kalmıştı. Zaten bu istikamette ilerlemekteydi. Şimdi her şirket kendi hedeflerine göre yönetilir. Bizim hedeflerimiz çok açık ve net, biz Alarko Grubu’nun bir parçasıyız. Aynı zamanda Alarko Grubu’nun halka açık şirketlerinden biriyiz. Alarko Grubu’nun böyle bir niyeti yok. Carrier ise siz Avrupa’nın dediniz Carrier esasında Dünya’nın en büyük şirketlerinden biridir, yani 180 ülkede...

H. D.: Avrupa menşeili diyelim evet doğru.

Ö.Ş.: Biz de onun joint venture’larından bir tanesiyiz. Onlar için ise bize ortak olurken zaten biz Borsa’ya açık bir şirkettik. Bu koşulda bize ortak oldular ve yönetimsel kararlar daha çok yönetimde alınmakla beraber Alarko tarafı ağırlıklı, onun için bizim böyle bir planımız şu anda yok.

H. D.: Yine aynı izleyicimiz aslında burdaki başarının kaynağını sormuş. Pek çokları bu noktada zarar ederken Alarko ve Carrier işbirliği başarılıdır. Bu başarının kaynağı ne acaba? diye... Herhalde biraz bu saydıklarınız gibi duruyor, ama ne eklemek lazım? Uzun yıllardır devam eden bir ortaklıktan bahsediyoruz ve performansı da oldukça iyi gelişiyor. Biliyorsunuz Dünya’da bu işlerde kolay işler değil.

Ö.Ş.: Şimdi önce izleyicimize teşekkür ederiz iltifatkar sözleri için. Biz 98’de ortak olduk. 16. Sene. Ama ortak olmadan öncede biz 93’te de Borsa’ya açıktık. Yani ondan önceki ortaklık öncesi performansımız da çok iyiydi. Zannediyorum en son Borsa’ya açılıpta hiç zarar beyan etmeyen 8 şirketten biriymişiz. Şimdi bu başırının sırrı nedir? Bir kere, yani bunun hiç kuşkusuz kökeni Alarko ve Alarko kültürüdür. Bakın ben 39,5 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Benim yardımcılarımın en genci 25 yıldır bu şirkette çalışmaktadır. Dışardan yönetici gelmez burası okul gibidir. Yani bu bizim kendi şirketimiz gibidir. Müthiş bir takım vardır. Araştırma geliştirmede olsun, ürün yönetiminde olsun, heyecanlı insanlar. Burası bir bu sektörün Türkiye’nin sayılı okullarından biridir. Dolayısıyla bu öyle bir kişinin falan filan değil bu taaa 54’te kurulan şirketin kültürünün sonuçlarıdır, biz ona bağlıyoruz.

H. D.: Karlılıkta %300’lük artış, geçen ilk çeyrekte dediniz ya süpriz bir rakam. Elbette kur etkisinden bahsediyoruz ama özellikle bu dönemde tüm sanayi şirketleri için karlılığın zora girmiş olduğu bir dönemde böylesi rakamları yakalamış olmak, kur katkısı veya değil yine de önemli diye düşünüyorum. Bu karlılık tarafında yılın geri kalanında bir endişeniz var mı, yani karlılığı korumak zorlaşıyor mu acaba sizin sektörün içinde?

Ö.Ş.: Hayır yok. Şöyle söyliyim; aynı büyüklükte karlar yapamazsınız. Çünkü eğer siz kar ediyorsunuz ve birileri zarar ediyorsa burda keskin bir rekabet vardır. O zaman sizin satabilmek için indirimler yapmanız gerekiyor. Aynı karlılığı sürdürmek mümkün olmaz, ama bizim bir başka avantajımız var. Borsa’da bizi izleyenler bilirler, bizim hiçbir zaman borcumuz yoktur. Daima naktimiz vardır ve bu naktimizi de sürekli hach ederiz. Yani dövizli borçlarla dövizli alacakları bu dövizin artışından ne fayda sağlayalım, ne zarar görelim diye. Dolayısıyla nakit yönetimimiz ve pozisyon yönetimimiz şirkette çok başarılıdır. Onun için böyle borçlu olup birden bire kur farkının etkisiyle büyük sıkıntılara uğramayız. Yani çok dalgalanmayız, gemimiz dengelidir. Belki başarının ve karlılığın şeylerinden bir tanesi de bu olabilir.

H. D.: Yarattığınız denge...

Ö.Ş.: Ama öte yandan bizim sektörde zaten Borsa’ya açık az şirket olduğu için diğerlerinin kar edip zarar edip etmediğini bilmiyorum. Belki daha fazla eden de ama bize söyleyemeyen vardır?

H. D.: Peki Önder Bey, çok teşekkür ediyoruz. Bu değerli notlar için. İzleyicilerimiz de çok memnun kalmışlar. “Alarko Grubu’nun yatırımcıya verdiği önem için teşekkür ediyoruz” türünden tweetler var. Onu da size aktarıyım.

Ö.Ş.: Rica ederim, sağolsunlar, çok teşekkür ederim.

H. D.: Evet, Alarko Carrier Genel Müdür’ü Önder Şahin ile birlikteydik

Tümünü Temizle
Karşılaştır