Ülkemizdeki ekonomik gelişme, nüfus artışı, şehirleşme ve sanayileşmeye, standartı daha yüksek yaşam hedefi ve teknolojik gelişmelere paralel olarak ihtiyaç duyulan enerji miktarı da hızla artıyor. İhtiyacı karşılayacak kaynakların temininde zorluklar yaşanıyor ve ülkemiz her geçen gün daha fazla dışa bağımlı hale geliyor. Enerji ihtiyacımızın neredeyse yüzde 75’i yurt dışından karşılanıyor. Bu kritik durumda neler yapılabilir? İlk akla gelen enerji üretiminin arttırılmasıdır. Ancak bunun gerçekleştirilmesi zaman, ekonomik olanaklar ve doğal kaynaklarla sınırlıdır. Kuşkusuz tüm ülkeler gibi Türkiye de enerji üretimini sürekli arttırmaktadır. Ancak daha önceki yıllardan gelen enerji açığı ve giderek artan enerji ihtiyacı enerji açığının her geçen yıl daha da artmasını engeleyememektir. Artık enerji sorununun sadece yeni santraller kurularak çözümlenemeyeceği ortaya çıkmıştır. Bu koşullarda, tüm dünyada önemle ele alınan mevcut enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması gereği çok ciddi olarak gündemimize gelmiştir, hatta geçen her zaman önümüzdeki yıllarda sorunun daha da büyümesinden başka bir sonuç vermeyecektir.
Türkiye Enerji Bonkörü
Yakın zamanlara kadar ükelerin gelişmişliğinde en önemli kriterlerden biri de enerji tüketimiydi; bir ülke ne kadar fazla enerji tüketiyorsa o kadar fazla üretim yaptığı ve refah düzeyinin yüksek olduğu kabul edilirdi. Günümüzde bu değerlendirme geçerliğini yitirmiş durumda; artık gelişmişlik ülkelerin ne kadar çok enerji tükettiğiyle değil, ne kadar az enerji harcayarak ne kadar çok ürettiğiyle ölçülüyor. Bu kriterle Türkiye’ye bakılırsa sorunun ne kadar ciddi olduğu daha iyi görülebilir.
Türkiye’nin yıllık birincil enerji tüketiminin Gayri Safi Milli Hasıla’ya (GSMH) bölünmesiyle elde edilen “enerji yoğunluğu” OECD ülkelerinin 2, AB ülkelerinin 2,5, Japonya’nın 4 katıdır. (Kaynak: EİE) Makina Mühendisleri Odası’nın verilerine göre son 5 yılda birincil enerji tüketimimiz %35, elektrik enerjisi tüketimimiz de %43 oranında artmıştır. Eğer enerji yoğunluğumuz Japonya’nın 4 katı ise, Türkiye’de Japonya’ya göre çok daha pahalı yaşıyor, çok daha pahalı üretiyoruz demektir. Üstelik “enerji yoğunluğu” her geçen yıl daha fazla artıyorsa globalleşen dünya ekonomisi içinde bu koşullarda var olabilmek giderek olanaksız hale gelebilir. Yapılan hesaplamalara göre enerji verimli kullanılırsa, imalat sanayinde enerji maliyetleri yüzde 8 ila 50 arasında azaltılabilir.
Türkiye ve Enerji Verimliliği
Ülkemizde, dışa bağımlılığı kontrol altına alarak artan enerji ihtiyacına cevap verebilecek, Avrupa Birliği uyum çalışmalarına destek olacak, aynı zamanda çevre dostu sürdürülebilir enerji politikalarının geliştirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.
Sürdürülebilir enerji politikalarının iki farklı konuda ele alındığı ülkemizde, ilk olarak enerji çeşitliliğini artırmak amacıyla 2005 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi amaçlı bir kanun çıkarılmıştır. 2007 yılında ise ikinci adım olarak 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu“ kabul edilmiş ve Türkiye’de enerji yoğunluğunu azaltacak uygulamaların önü açılmıştır.
Ülkemizde enerji açısından milat kabul edilebilecek bu dönemde, “Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik“ ile 5 Aralık 2009’da yürürlüğe giren “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” çıkarılmıştır. Şubat 2009’da bir adım daha atılarak Kyoto Protokolü’ne taraf olunması için gerekli olan kanun onaylanmıştır. Böylece ülkemizin, karbondioksit salımını azaltmak ve enerjide çeşitlilik sağlamak zorunda olduğu yeni ve önemli bir süreç başlamıştır.
Enerji Verimliliği Nedir?
Enerji verimliliği; binalarda yaşam standartı ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarının düşmesine yol açmadan, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden enerji tüketiminin azaltılması, daha az enerji ile aynı faydanın sağlanmasıdır.
Enerji verimliliği; gaz, buhar, ısı, hava ve elektrikteki enerji kayıplarını önlemek, çeşitli atıkların geri kazanımı ve değerlendirilmesi veya ileri teknoloji ile üretimi düşürmeden enerji talebinin azaltılması, daha verimli enerji kaynakları, gelişmiş endüstriyel süreçler, enerji geri kazanımları gibi etkinliği artırıcı önlemlerin bütünüdür.
Temel Hedef: Enerji Tasarrufu
Enerji verimliliğinde en önemli faktör enerji tasarrufudur. Genellikle “iki lambadan birinin kapatılması” şeklinde algılanan enerji tasarrufu, aslında enerji atıklarının değerlendirilmesi ve mevcut enerji kayıplarının önlenmesi yoluyla tüketilen enerji miktarının kalite ve performansı düşürmeden en aza indirilmesidir.
Tüketimde enerjinin etkin ve verimli kullanılması sonucunda tasarruf edilmesi enerji üretiminin azalmasına neden olacak, dolayısıyla atmosfere salınan zararlı gazların da azalması sağlanacaktır. Ayrıca, enerji ihtiyacınının yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla kullanarak karşılanması gerekliliği küresel ısınma ve çevre kirliliğinin önlenebilmesi açısından kaçınılmaz bir sonuçtur.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yaptığı araştırmalar sonucunda; ülkemizin bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20 ve ulaşım sektöründe %15 olmak üzere dört Keban Barajı inşa edilebilecek, yaklaşık 5 milyar dolar değerinde enerji tasarruf potansiyeli olduğu tespit edilmiştir.
Enerji Verimliliği Danışmanlığı (EVD)
Türkiye’de 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında mevcut bina ve/veya sanayi sektöründe yapılacak enerji verimliliğini artırıcı hizmetleri yürütme işi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE) tarafından yetkilendirilen enerji verimliliği danışmanlık şirketlerine verilmiştir. Bir şirket, sadece bina sektörü veya sanayi sektöründe hizmet verebileceği gibi her iki sektör için de yetki alabilir. Bu yetkinin alınabilmesi için şirketlerin bünyesinde kanun ve yönetmeliklerde belirtilen miktarda bina enerji yöneticisi ve eğitim-etüt-proje sertifikasına sahip makine ve/veya elektrik mühendisleri bulunması gerekir.
Alarko Carrier İlk Yetki Alan Şirketlerden Biri
Kasım 2009 irtibarıyla EVD olmak için başvuruda bulunan 38 şirketten 11’ine yetki verilmiştir. Bu şirketlerden 6’sı İstanbul, 2’si Ankara, 1’i Kayseri ve 2’si Antalya’dadır. Üç şirket bina ve sanayi, 4 şirket bina, 4 şirkette sanayi sektörü için yetki almıştır. (www.eie.gov.tr/duyurular/ EV/ yetki_belgesi_EVD/yetkilendirme.html)
Oteller, alış-veriş ve ticaret merkezleri, hastaneler, okullar, üniversiteler vb her türlü ticari, hizmet ve kamu binaları ile konutları içeren bina sektörü için yetki alan EVD şirketlerinden biri de Alarko Carrier’dır.
Tahminlere göre Türkiye için en fazla 15-20 civarında EVD şirketi yeterlidir. Dünyada en çok EVD şirketi 46 adetle ABD’de bulunmaktadır.
EVD Şirketleri Ne Yapıyor?
Bu şirketler; esas olarak binalarda ve/veya endüstriyel işletmelerde ısıtma, soğutma, havalandırma, sıcak su, aydınlatma, elektrik sistemleri, yalıtım ve yenilenebilir enerji konularında enerji danışmanlığı faaliyetlerini yürütür, enerji yöneticisi eğitimleri verir, enerji etüdleri yapar ve bu etüdlerin sonucunda belirlenen önlemleri raporlayarak verimlilik artırıcı projeler hazırlar. Uygulama çalışmalarına da taahhütlü veya taahhütsüz olarak destek verir.
EVD şirketlerinin; verimlilik artırıcı projelerde hesapladıkları tasarruf oranlarını garanti etmeleri, uygulama öncesinde ve sonrasında yapacakları ölçümler ile bu oranların doğruluğunu göstermeleri istenir. Ayrıca, Bina Enerji Performansı Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi ile birlikte Enerji Verimliliği Kanunu’nun yayım tarihinden itibaren (2 Mayıs 2007) on yıl içinde Türkiyedeki toplam kullanım alanı 1000 m² ve üzeri olan bütün binalar için Enerji Kimlik Belgesi alınması zorunlu olacaktır. Yasaya göre mevcut binalar için bu belge EVD şirketleri tarafından verilecektir. Türkiye’deki işletmelerin pek çoğunda eski teknolojilerin kullanılması ve enerji verimliliği konusunda bilgisiz olunması sebebiyle gereğinden fazla enerji tüketilmektedir.
Bir EVD şirketi, bir binanın sadece işletme düzenini değiştirerek %10’luk tasarruf sağlayabilir. Yapılacak ölçüm ve etütler sonucunda firma da gerekli yatırımları yapmayı kabul ederse tasarruf oranı %40’a kadar ulaşabilir. Binanın büyüklüğü, yapısı, kullanılan sistemler ve enerji etüdünün ayrıntısına göre yapılacak yatırım miktarı iki milyon dolara kadar çıkabilir.
Dünyada; özellikle Amerika’daki EVD şirketleri, Enerji Performans Kontratı (EPK) yapar ve kontrat süresi boyunca gerçekleşen tasarruf miktarı üzerinden %10-15 oranında pay alır. Bu tür şirketler ESCO (Energy Services Company) olarak adlandırılır. Ancak, Türkiye’de gerekli şartlar henüz oluşmadığı için böyle bir uygulama bulunmuyor. EVD şirketlerinin sistemden pay almaları halinde toplam 500 milyon dolarlık bir ciro hacmine ulaşılabileceği tahmin ediliyor.
Carrier Neler Yapıyor?
Bütün dünyada hem hükümetlerin çabaları hem de şirketlerin çalışmalarıyla giderek daha fazla önem kazanan enerji verimliliği konusunda Carrier’da da çeşitli gelişmeler yaşanıyor. 2008 yılı içerisinde Amerika’daki en büyük ESCO’larından biri olan NORESCO’yu, yine merkezleri Amerika’da bulunan LEED ve enerji verimliliği danışmanlığı konularında uzman şirketler DOME-TECH INC., ARCHITECTURAL ENERGY ve EMSI’yi satın alarak bu konuya verdiği önemi göstermiştir.
Carrier, yine 2008 yılı içerisinde sadece Amerika’da yürüttüğü çalışmaların bir kısmını Avrupa’da da uygulamak için İngiltere merkezli bir yapılanmaya gitti. UTC Power’ın bazı enerji verimli sistemlerinin, bu organizasyon çatısı altında Avrupa pazarına da sunulması için halen çalışmalar sürdürülüyor.
Ayrıca bütün UTC şirketlerinden temsilcilerin bir araya gelmesiyle bir enerji takımı oluşturularak şirketlere ait tesislerdeki enerji tüketimini ve çevreye verilen zararı azaltmak amacıyla verimlilik artırıcı çalışmalar yapılması sağlanıyor.
Alarko Carrier’ın Hedefi
İlk aşamada nisan ayında Satış Sonrası Hizmetler Grubu’nun altında Enerji Hizmetleri Departmanı kuruldu. Şirket genelinde 7 kişi Elektrik İşleri Etüt İdaresi’ndeki kurslara katılarak Bina Enerji Yöneticisi sertifikası aldı. Nisan sonunda EİE Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunularak EVD yetkisi almak için süreç başlatıldı.
Bu süreç içerisinde Yönetim Kurulu kararıyla şirket faaliyet alanlarına enerji hizmetleri eklendi. Bina sektöründe çalışacak bir EVD şirketinde Eğitim-Etüt-Proje sertifikalı en az iki kişinin bulunması gerekmektedir Bu sebeple şirket personelinden iki kişi önce EİE’de düzenlenen kursa katıldılar, daha sonra kendi binalarımız için enerji etüdü ve verimlilik artırıcı projeler yaptılar.
EİE Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Ekim ayı itibariyle bina kategorisinde EVD şirketi yetki belgesi almaya hak kazandık. Bundan sonraki hedef, yarım asrı aşkın bir tecrübe ve bilgi birikimimizle bir EVD şirketi olarak mevcut binalarda enerji etüdleri yapmak; özellikle soğutma ve HVAC sistemlerinde yeniden işletmeye alma, otomasyon sistemleri, fit, serbest soğutma, ısı geri kazanımı, fan, pompa ve santrifuj kompresörlerde frekans konvertör uygulamaları ve R22’li enerji tüketimi yüksek olan su soğutucuların değişimi gibi verimlilik artırıcı projeler geliştirerek uygulamak.
Bu yeni sektörün ülkemize hayırlı olmasını dileriz.