Ana Sayfa | Site Haritası English Intranet

 İÇERİDE VE DIŞARIDA DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN... Toshiba klima

 

Basında Alarko Carrier

 
     
 

 
 

 
     
   
 

 
   
 

Yeşil Bina Lüks Değil Artık Şart

 

Yeşil bina diye bir kavram var. Konfordan feragat etmeden asgari miktarda enerji tüketme mantığıyla inşa edilen binalara verilen isim bu. Aslına bakarsanız küresel ısınmanın geri dönülmez noktalara vardığı bugünlerde binaların yeşil yani çevreye duyarlı olması bir lüks değil gerek şart artık. İşte bir kanıt: 2008 iç verilerine göre Türkiye’de elektriğin yüzde 33’ünü sanayi, yüzde 38’ini ev ve işyerleri yani binalar kullanmış. Yani eğer binaların enerji tüketimini düşürürsek Türkiye’nin karbon gazı salınımını büyük ölçüde düşürmüş oluruz. Peki bunu nasıl yapacağız? Bir bina nasıl yeşil olur? Amerikan Yeşil Bina Konseyi’nin sertifikalama programı LEED’in (Leadership in Energy and Enviromental Design Enerji ve Çevresel Tasarımda Liderlik) Türkiye’deki birkaç müfettişinden biri olan Alarko Carrier Pazarlama Koordinatörü Hırant Kalataş anlattı.
 
Hangi Binaya Yeşil Denir

Bir binanın yeşil bina olup olmadığına karar vermek için bir çok kriter var:

1. Topluma Ve Trafiğe Etkisi:

Binanın bulunduğu yer itibariyle çevreye, topluma ve trafiğe etkisi ölçülür. Örneğin bina toplu taşıma araçlarına yakın mı? Çünkü eğer uzaksa söz konusu binada yaşayan veya çalışan kimselerin ulaşım konusunda başka çözümler bulması gerekir ki bu da genelde özel araç kullanılması demektir. Coğrafya bisiklet sürmeye müsaitse, bisikletler için özel bir yol ve park yeri yapılmış mı? Hibrid araçların şarj edilmesi için bir istasyon kurarak böyle araçların kullanımını teşvik ediyor mu? Ayrıca binanın yakınında banka, kuaför, çiçekçi gibi yerlerin olması da bina sakinlerinin bu tür sosyal ihtiyaçlarını kolaylıkla halletmesi açısından önemli.

2. Gökyüzünü Değil Kendini Aydınlat:

Binanın geceleri dış aydınlatmasının asgari şekilde yapılması gerek. Örneğin İstanbul’daki büyük binaların çoğu neredeyse gökyüzünü aydınlatacak kadar güçlü ışıklar kullanıyor. Bunun doğal yaşama olumsuz etkisi var. O nedenle yeşil binanın mesai saatleri bittiğinde mümkün olduğunca az ışık yayması, sadece bahçesini ve güvenlik için gereken bölgelerini aydınlatması şartı var.

3. Yağmur Suyu Akıp Gitmesin:

Binanın bulunduğu bölgedeki toprak yapısına ve yağmur sularına etkisi de araştırılıyor. Yeşil bir bina o bölgeye yapılmadan önce kanalizasyona ne kadar yağmur suyu gidiyorsa sonrasında da o miktardan fazla gitmemesi gerekiyor. Bu hem kanalizasyon şebekesinin yükünü artırmamak için önemli hem de normalde binanın olduğu yerde toprak tarafından emilecek suyun kum ve çakıl taşlarını sürükleyip toprağın yapısını değiştirmemesi açısından elzem. Yeşil binaların çoğu yağmur sularını toplayıp bahçe sulama ve bina içi temizliğinde kullanıyor.

4. Nem Ölçen Fıskiyeler:

Bahçe peyzajı mümkün olduğunca az su ihtiyacı duyan bitkilerle yapılmalı. Sulamada toprağın nem oranını ölçen ve sadece gerektiğinde çalışan fıskiyeler kullanılmalı.

5. Herkes Güneş Görsün:

Yeşil bina her tür enerji tüketimini azaltırken iç ortam kalitesini de en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Özellikle çalışma ortamına mutlaka güneş ışığının girmesi gerekiyor. Çünkü araştırmalar gün ışığı gören kişilerin verimliliğinin yüzde 60 oranında arttığını söylüyor. Ayrıca ortama belirli ve sık aralıklarla temiz hava verilmesi şartlardan biri.

6. Susuz Pisuvar Çok Kârlı:

Su ve aydınlatma tüketimi asgari seviyede olmalı. Sensörlü ve az su akıtan armatürler kullanılmalı banyolarda. Uçaklarda kullanılan susuz temizleme sistemi pisuvarlara getirilmeli. Işıklandırma da sadece çalışan kişinin olduğu bölgeyi aydınlatacak cinsten olmalı.

7. Basit Mimari Tedbirler:

En önemli kriterlerden biri de binanın ısıtma ve soğutma için ne kadar enerji kullandığı. Yeşil binanın iyi bir izolasyon ve örneğin kuzeye bakan tarafında az pencere olması gibi temel mimari tedbirlerle ısınma enerjisi tüketimini düşürmek mümkün. Isıtmayı yoğuşmalı bir sistemle yapmak hem zehirli baca gazlarının salınmamı azaltıyor, hem de daha ekonomik bir ısınma sağlıyor. Elbette bir bina için en tercih edilen enerji tüketimi güneş panelleri veya rüzgar türbini aracılığıyla olan.

8. Ayçiçeğinden Mobilya:

Binada kullanılan malzemeler de önemli: Örneğin parke yapımında bambu gibi çabuk yenilenebilir malzemelerin kullanılması teşvik ediliyor. Ayçiçeği ve buğday gibi tarım ürünlerinin sıkıştırılarak kontrplak halinde mobilya yapımında kullanılması gündemde. Bina izolasyonunun pamuktan, halıların koyun yününden yapılması gerekiyor. Binada kullanılan boya ve yapıştırıcı gibi maddelerin uçucu kanserojen maddeler içermemesine dikkat ediliyor.

Türkiye’de 3 Yeşil Bina Var

İngiliz, Amerikan, Japon ve Alman olmak üzere dünyada bir çok farklı yeşil bina sertifika sistemleri var. Amerikan Yeşil Bina Konseyi’nin binaları, çevresel etki ve etkin enerji kullanımı açısından değerlendiren sertifikalandırma programının adı LEED. Bu program çeşitli kriterlere göre binalan değerlendirerek “Sertifikalı”, “Gümüş”, “Altın”. “Platin” gibi dört farklı seviyede belgelendirme yapıyor. Türkiye’de LEED sertifikalı üç yeşil bina var: Unilever, Siemens ve Philips’in iş merkezi. Onların dışında da sertifika almak için başvurmuş ama incelenme sürecinde olan 8 bina daha...

Evinizi Yeşil Yapmak İçin...

• Mantolama adı verilen yöntemle oturduğunuz apartmanın çatı ve dış yüzeyinde iyi bir izolasyon yapmalısınız.

• Apartmanın kombi gibi bireysel ısınma sisteminden merkezi sisteme geçmesi her bakımdan daha tasarruflu.

• Apartmandaki yakıt kazanının 15 yılda bir yenilenmesi şartı var. Eğer bu süre aşıldıysa miadı dolmuş demektir.

• Eğer kombiniz varsa evde olmadığınız veya uyuduğunuz vakitlerde ısıyı 16 dereceye düşürmelisiniz.

• Işıklandırmada ekonomik ampuller kullanılmalı.

• Evet bunların hepsi için bir miktar bütçe ayırmanız gerekli. Ama enerji kullanımını azaltmak üzere evinize yapacağınız yatırımlar için birçok bankanın özel kredileri var artık.

Hürriyet-22.12.2009

 Ü Geri

 

 

         

ACST Hukuki Şartları ve Gizlilik Hakları © 2009; Carrier Copyright © 2009